| Etrafındaki etkileşim noktası. | Open Subtitles | تتناثر الأجزاء فى كل مكان، و حول نُقطة التفاعُل تلك ، حيث تصطَدِم السيارات ببعضها |
| O hediye bizim için dönüm noktası oldu. | Open Subtitles | لقد كانت تلك الهدية نُقطة تحول بالنسبة لنا. |
| En yakın noktaya uçun ve bilgiyi Merkeze onlar bildirsin. | Open Subtitles | فلا ترتبكِى , حلقى لأقرب نُقطة مُشاهدة وإعلميهم بالمعلومات لتذهب للقاعدة |
| Dinleyin, çocuklar. Bombacılar güvenli noktaya ulaştı. | Open Subtitles | إسمعوا يارفاق، المقاتلات قد عبرت إلى نُقطة الأمان. |
| Saat 4'e kadar borsa 508 puan düşüş yaşadı. | Open Subtitles | بئساً. عند السّاعة الرابعة مساءً، إنخفض السوق حواليّ 508 نُقطة. |
| Öyle ki burada, robot bu haritadaki A noktasından B noktasına nasıl gideceği problemi sadece çözmekle kalmıyor, ayrıca B noktasına her defasında gideceği en iyi yolun ne olduğunu buluyor. | TED | الروبوت في هذه الحالة لا يحل فقط مُشكلة ، كيف تذهب من النقطة A الى النقطة B على هذه الخريطة ، لكنه أيضاً يُحدد ماهي أفضل نُقطة B في كل لحظة. |
| Bir altçizgi. Sayının üstündeki bir nokta. Daire içine alınmış bir harf. | Open Subtitles | خطّ تحت الكلام، نُقطة فوق رقم، كلمة مُحاطة بدائرة. |
| Oyunun sonuna en uzak olduğun noktadır. Sen ve karşı taraf arasında sonsuz bir olasılıklar denizi vardır. | Open Subtitles | إنّها أبعد نُقطة من نهاية اللعبة، فهُناك بحر مُطلق عمليًا من الاحتمالات بينكِ وبين الجانب الآخر. |
| Zayıf noktasını belirlemişler. Bildiklerinden daha zekiler. | Open Subtitles | لقد عرفوا بأنه نُقطة ضعفهم، إنهم أذكى مما يعرفون |
| Şu an, iklim değişikliğini engellemek için mükemmel bir giriş noktası olacaktır. | Open Subtitles | ستكون هذه نُقطة دخول ممتازة لتفادي تغير المناخ. |
| Hepsine farklı bir saat ve buluşma noktası verdim. | Open Subtitles | لقد أعطيت كُلاً منهم وقت و نُقطة إلتقاء مُختلفة. |
| Cismin kaldıraca uyguladığı ağırlık vektörüyse Yük noktası'nı gösterir. | Open Subtitles | النّقطة التي تحوي الوَزن في نُقطة التّحميل. |
| Bir adamı şehirde bırakıp randevu noktası belirlerdik. | Open Subtitles | إسقَاط رجُل في المدينَة، إعطائُه نُقطة الإلتقاء. |
| Bakın, ben sadece... başladığım noktaya geri dönemem. | Open Subtitles | إسمعي، أنا فقَط... لا أستطيع العودة إلى نُقطة البدايَة. |
| Kuvvetin uygulandığı noktaya Efor noktası denir. | Open Subtitles | تالياً، "نُقطة الجّهد"، هي النّقطة التي تُنتج القوّة. |
| Şimdi bir dakikada 30 puan kazanacağız! | Open Subtitles | سوف نُسجل ! ثلاثين نُقطة في الدقيقة القادمة |
| Nine atıldı. 200 puan. | Open Subtitles | وقعتْ الجدّة . ألفان نُقطة إضافية |
| İlerleyelim. Ben buluşma noktasına gidiyorum. | Open Subtitles | لنتحرك , سأنتقل إلى نُقطة اللقاء |
| Adamlarını buluşma noktasına götür ve tapınağı havaya uçur. | Open Subtitles | أحضر رجالك إلى نُقطة اللقاء وفجر المعبد |
| Ruh eşini bulur, evlenir, ölene kadar beraber kalırsın, nokta. | Open Subtitles | .. أنت تجد توأم روحك، تتزوجا وتبقيان معًا حتى الموت، نُقطة |
| Oyunun sonuna en uzak olduğun noktadır. Sen ve karşı taraf arasında sonsuz bir olasılıklar denizi vardır. | Open Subtitles | إنّها أبعد نُقطة من نهاية اللعبة، فهُناك بحر مُطلق عمليًا من الاحتمالات بينكِ وبين الجانب الآخر. |
| Hedef noktasını yerin altındaki yapı olarak ayarlayın. | Open Subtitles | أعد نُقطة الصفر للتشكيل الأساسى. |
| Hiç bir noktasında, | Open Subtitles | و ليسَ في أي نُقطة قامَ القاضي كيبلَر بالقول أو الفِعل |