| - Birkaçı. Çoğunu savaş yetim bıraktı. Ya da inanmadıkları savaştan kaçtılar. | Open Subtitles | البعض صاروا أيتام من الحرب، أو هربوا من شيء لم يؤمنوا به |
| Her biri diğerinden çok farklı, fakat ortak tek bir şeyleri var: Yaşamak için evlerinden kaçtılar. | TED | وهم مختلفون جدًا عن بعضهم البعض، لكنهم يملكون شيئًا مشتركًا: وهو أنهم هربوا من أوطانهم ليبقوا على قيد الحياة. |
| Ölüm timlerinden kaçtılar ve kaçtıkları silahların aynıları ile öldürüldüler. | Open Subtitles | لقد هربوا من فرق الموت و انتهى بهم الأمر مقتولين بنفس الأسلحة التي كانوا قد هربوا منها |
| Ailesi Karanlıktan karada kaçtı sonraki kuşaklar ise denizleri aştı. | Open Subtitles | عائلته هربوا من الظلام عبر الأرض وأحفاده عبر الماء |
| 1944'ün başlarından itibaren Auschwitz'den kaçan bir avuç mahkum ve Polonyalı direnişçiler sayesinde burada olanlara dair daha çok bilgi müttefiklerin eline ulaşmaya başladı. | Open Subtitles | بشكل تدريجي من بدايات 1944 فصاعداً مستوى المعرفة حول ما كان يحدث هنا كان يتزايد بين الحلفاء شكراً للحفنة من السجناء الذين هربوا من آوشفيتس" وعمل المقاومة البولندية" |
| Az önce Protector'ün komutanı ve adamlarının gözaltından kaçtıklarını öğrendim. | Open Subtitles | القائد وطاقمه قد هربوا من الحجز |
| Darth Maul ve Savage Opress bir kez daha Obi-Wan Kenobi'nin saldırısından kaçtılar. | Open Subtitles | دارث مول وسافاج اوبرس هربوا من هجوم اوبي وان كانوبي مرة اخري |
| Bebekliklerinden beri beş yıldır onlarla birlikte olan bakıcılarını öldürerek kaçtılar. | Open Subtitles | لقد هربوا من الحديقة بعدما قتلوا مدربهم المدرب الذي كان معهم لسنين منذ أن كانوا أشبال |
| Hatta bazıları açlıktan, fakirlikten ve soykırımdan kaçtılar. | Open Subtitles | أعني، بعض منهم هربوا من المجاعة والفقر والابادة الجماعية |
| Zulme maruz kalan insanlar olarak, zulümden kaçtılar. | Open Subtitles | هربوا من الإضطهاد من الناس أن يضطهدوا. |
| Mutantların çoğu şemalarımızda görülmeyen tünellerden kaçtılar. | Open Subtitles | ... معظم المتحولين هربوا من انفاق متعددة والتي لم تكن في خرائطنا |
| Bak, Tony Almeida ve Jack Baues benim gözetimimdeyken kaçtılar. | Open Subtitles | انظري، (توني ألميدا) و(جاك باور) هربوا من الحجز في مناوبتي |
| Çığlık attılar, tepsiyi yere düşürdüler ve ateşe verilmiş gibi kaçtılar buradan. | Open Subtitles | عزيزي... لقد صرخوا, لثد أوقعوا صينية مع الصحون ثم هربوا من هنا كأن هناك حريق |
| Onların iniş öncesinde limandan kaçtılar. | Open Subtitles | لقد هربوا من الميناء قبل هبوطهم مباشرة |
| Cheng ve adamları kaçtı. 3 siyah Hummer ile kuzeye doğru gidiyorlar. | Open Subtitles | تشينج" ورجاله هربوا من الفندق" إنهم في 3 سيارات "هامر" تتجه شمالاً |
| 15 Ağustos 1948'de. Altı hasta odalarından kaçtı ve | Open Subtitles | في 15 أغسطس 1948 ستة مرضى هربوا من غرفهم |
| Asiler kasabadan kaçtı ve bazıları, ama hepsi değil, kayıklara gitti. | Open Subtitles | المتمردون هربوا من المدينة وبعضهم ذهب إلى القوارب، ليس جميعهم |
| Kal-El Hayalet Bölge'den kaçan tüm hayaletleri görmezden gelebilirdin. | Open Subtitles | (كال-إل)... يمكنك أن تتجاهل كل الأشباح... الذين هربوا من المنطقة الشبحية |
| Yangından kaçtıklarını duydum. | Open Subtitles | علمت أنهم هربوا من الحريق |