| Ekranınızı yöneten bir kodunuz var tuşları yöneten, mikrofonu yöneten bir kod pil kodlarını bulamasanız bile her iddiasına varım ki Bunlardan birini bulabilirsiniz. | TED | فلديكم مثلا البرمجة المتحكمة بشاشتكم، والمتحكمة بأزراركم وميكروفوناتكم، لذا حتى وإن لم أعثر على برمجة البطارية، أراهن على أني سأجد واحدة من تلك الأشياء. |
| Birçoğunuz Bunlardan birini satın alabilirsiniz. | TED | الكثير منكم يمكنه تحمل تكلفة شراء واحدة من تلك الآلات. |
| O saç tuvaletlerinin her birinde... birkaç yüz devekuşunun tüyü var. | Open Subtitles | انهم زوجان مائة ريشة نعامة في كل واحدة من تلك القبعات |
| Bir müşteri , Bay Gianni, bunlardan bir tane banyoya getirdi. | Open Subtitles | عميل، السيد جياني، جلبت واحدة من تلك إلى الحمامات. |
| Belki de o haplardan bir tane alınca nasıl durulacağını bilmiyorsundur diye düşünüyorum. | Open Subtitles | وربما أظن أنك لو أخذت واحدة من تلك الحبوب، فلا أعرف كيف ستتوقف. |
| Müşterileriniz arasında bunlardan birine sahip olan kimse var mı? | Open Subtitles | أي واحد من العملاء يحدث لامتلاك واحدة من تلك الأشياء؟ |
| Keşke Xander'la çıkmaya başlamadan önce bunlardan bir tane de bende olsaydı. | Open Subtitles | سيئ للغاية لم يكن لدي " واحدة من تلك قبل " إكساندر |
| Ama sentetik ruhlar onlardan biri değil. | Open Subtitles | ولكن الأرواح الإصطناعية ليست واحدة من تلك الأشياء الرهيبة. |
| Bunlardan biri bile James'i vurursa gemiyi batırır. | Open Subtitles | واحدة من تلك الرؤوس تضرب "جيمس"، ستغرق |
| 17 yaşımdayken evden ayrıldım. Onlara Bunlardan birini verdim. | Open Subtitles | غادرت عندما كان عمري سبعة عشر عاماً وأعطيتهم واحدة من تلك |
| Uh... Bunlardan birini içebilirsin, ama benden satın alamazsın. | Open Subtitles | يمكنك شرب واحدة من تلك الجعّات، ولكن لا تستطيع شراء واحدة منّي |
| Bunlardan birini bir daha asla göremeyeceğim sandım. | Open Subtitles | لقد إعتقدت أننى لن أحصل على واحدة من تلك مرة أخرى |
| Bunlardan birini kullan. | Open Subtitles | ربّما يمكنك أستعمال واحدة من تلك |
| Bunlardan birini kullanabilirsin. | Open Subtitles | ربّما يمكنك أستعمال واحدة من تلك |
| Bu kibar konuşmaların birinde Bay Lanagin'a hiç Xander Feng'den bahsettiniz mi? | Open Subtitles | خلال واحدة من تلك المحادثات الأدبية، أتذكر ذِكر السيد لاناجين لزاندر فانج؟ |
| - Sizin bulunduğunuz tarihlerde bu şehirlerin her birinde özenle hazırlanmış cinayetler işlendi. | Open Subtitles | اغتيالات موصوفة في كل واحدة من تلك المدن في غضون أيام من وصولك |
| O evlerden birinde yaşasaydı o da aynı şeyleri yapardı herhalde. | Open Subtitles | إذا كانت ستعيش في واحدة من تلك البيوت، لقيَاْسهم بمقياسِها الخاصِ كما أبوها وضعه. |
| Benim de kendime bunlardan bir tane almam lazım. | Open Subtitles | عجباً .. علي أن أحصل على واحدة من تلك لي |
| Senin de o kadınlar gibi farklı bir kokuya sahip olduğunu biliyoruz. | Open Subtitles | علمنا أنكِ واحدة من تلك النسوة اللاتي يمتلكن هذه الرائحة |
| Ve şimdi standart kollardan birine sahipsin. | TED | وتحصلت على واحدة من تلك الأذرع التقليدية. |
| Bu benzin yiyicilerden bir tane de siz alıyorsanız soruna ortak oluyorsunuz demektir! | Open Subtitles | ان اشتريتم واحدة من تلك التي تستهلك الكثير من الغاز انتم فقط جزء من المشكلة |
| - Bu sefer onlardan biri değil. - Emin misin? | Open Subtitles | هذه ليست واحدة من تلك المرّات- هل انتِ متأكدة؟ |
| Bunlardan biri bile James'i vurursa gemiyi batırır. | Open Subtitles | واحدة من تلك الرؤوس تضرب "جيمس"، ستغرق |