| Onun için sadece bir şey yapmam gerekiyordu. ve şimdi işim bitti. | Open Subtitles | وجب أن أفعل أمراً واحداً من أجل ذلك الرجل وقد أنتهيت الآن |
| Kızlar nerede? Bir saat önce gelmeleri gerekiyordu. | Open Subtitles | مرحبا جايسن أين الفتيات وجب أن يصلن منذ ساعة |
| Daha önce söylemem gerekirdi biliyorum, ama o kadar kolay bir şey değil bu. | Open Subtitles | وجب أن أخبرك سابقاً ولكنه ليس خبراً ساراً |
| Daha önce söylemem gerekirdi biliyorum, ama o kadar kolay bir şey değil bu. | Open Subtitles | وجب أن أخبرك سابقاً ولكنه ليس خبراً ساراً |
| Doğa jeologlara bir katalog sunmuyor, baştan oluşturulması gerekti. | TED | لم تقدم الطبيعة بطاقات تصنيفية لعلماء الجيولوجيا إذ وجب أن يتم اختراع ذلك. |
| - Tereyağından kıl çeker gibi hallettik! - Orada olmalıydın! | Open Subtitles | ـ لقد سحقناه كالذرة ـ وجب أن تشاهد بنفسك |
| Pastaneye gitmemiz gerektiğini biliyordum. Orada 12 dolarlık pasta yok. | Open Subtitles | وجب أن نذهب إلى المخبز، لن يشتريا كعكة بـ12 دولار |
| Dışlanmamak için onlar gibi olmam, onlara benzemem gerekiyordu. | Open Subtitles | لئلا أكون منبوذة في المدرسة، وجب أن أكون كالجميع، وأن أبدو كالجميع |
| Yeteneklerimi engellemek için kan dolaşımıma az miktarda kurşun vermesi gerekiyordu. | Open Subtitles | وجب أن يكون قادراً على تسريب آثار قليله من الرصاص في مجرى دمي لقمع قدراتي |
| Elbet bir gün böyle olması gerekiyordu sanırım. | Open Subtitles | حسناً، أعتقد أنّه وجب أن يحدث عاجلاً أو آجلاً |
| Demeye çalıştığım, bu olanların belki de olması gerekiyordu benim için bile. | Open Subtitles | أقول أن ماحدث ربما وجب أن يحدث حتى بالنسبة لي |
| Ben küçükken, eğer kaliteli mal almak istersek gidip, kendimiz almamız gerekiyordu. | Open Subtitles | خلال طفولتي وجب أن أسرق ما كان يعجبني من سلع جميلة |
| Hala şansım varken seni yatağa bağlamam gerekirdi. | Open Subtitles | وجب أن أدّبسك بالسرير ،عندما سنحت لي آخر فرصة ،وكأنك كنت الفراشة |
| Senin asla böyle bir şey yapmayacağını bilmem gerekirdi. | Open Subtitles | وجب أن أعرف أنك ماكنت لتفعل أمراً مماثلاً |
| Sanırım bunları daha önce konuşmamız gerekirdi. | Open Subtitles | أعتقد وجب أن نتحدث بهذه الأمور مبكرا |
| Bak, aramam gerekirdi, çok istedim ama... | Open Subtitles | ،اسمع، اعلم أنه وجب أن اتصل ...وأردت ذلك، انا فقط |
| Sonra ona güvenip güvenemeyeceğimi öğrenmem gerekti. | Open Subtitles | ثم وجب أن أعرف إن كنت أثق به أم لا ما القرار |
| Üç öğün yemesini, okula gitmesini, ödevini yapmasını sağlamam gerekti. | Open Subtitles | وجب أن أحرص على تناولها لثلاث وجبات، وذهابها إلى المدرسة، وإنجازها فروضها |
| Seni arayacaktım. Bir şey çıktı, işten erken ayrılmam gerekti. | Open Subtitles | نعم أردت الإتصال بك طرأ أمر وجب أن أغادر العمل باكراً |
| Dünyada bu kadar insan varken, buraya gelip beni bulan, sen mi olmalıydın. | Open Subtitles | من كل شخص في العالم يمكنه إيجادي، وجب أن تجدني أنت |
| Pekala, bu konuşmayı Joey ile yapmam gerektiğini biliyordum. | Open Subtitles | عرفت أنّه وجب أن أجري هذا الحديث مع جوي. |