| Kusma başladı, deniz suyu, kendinizi iyi hissetmezsiniz, | TED | ويبدأ القيء، ومياه البحر، فأنت لست على مايرام، |
| Bu nehirler, akıntı yönünde yaşayan 1,6 milyar insandan fazlasına sulama ve içme suyu sağlıyor. | TED | توفر هذه الأنهار المياه للزراعة، ومياه الشرب، إلى أكثر من 1.6 مليار شخص الذين يعيشون المصب. |
| Bu yapılar, güneş enerjisi ve birikmiş yağmur suyu yoluyla, kendilerini ve yakınlarındaki seraları ayakta tutuyorlar. | TED | هذه الهياكل تزود نفسها والمباني المجاورة بالطاقة الشمسية ومياه الأمطار المجمّعة. |
| Aslında içi üç çeşit şurup ve soda doluydu. | Open Subtitles | لكنه كان ثلاثة أنواع من الشراب ومياه غازية |
| Birinci sınıf konut alanı dört yatak odası, tek giriş, kış bahçesi su ve doğal gaz bağlantılı, güzel bir bahçe... | Open Subtitles | أربع غرف ، صالة غرفة تشميس ، غرف مكاتب غاز ومياه ممر جميل مزروع |
| Teşekkürler. Sadece kahverengi ve su. | Open Subtitles | شكراً، هذا مجرد طعام محروق ومياه. |
| Cipsler, şişe suları, rekabetçi fiyatlar, ağaç altlarında tecavüz ya da haraç kesmek yok. | Open Subtitles | رقائق البطاطا ومياه بقنانٍ، أسعار تنافسيّة بدون المعاملة السيئة والابتزاز |
| - Evet. Su da var. | Open Subtitles | طبعا ومياه أيضا حسنا .. |
| suyu iyice bulandırdılar, her ikisi de mantıklı şekilde şüpheleri üstüne çektiler. | Open Subtitles | ومياه الوحل كافية .. سوف يخرجان بإشتباه معقول |
| Olay yerinde dolaşırken ayakkabılarıma dolmuştu. Bütün gün burnundan çıkan deniz suyu neydi peki? | Open Subtitles | من حذائي الذي يمشي على مسرح الجريمة ومياه البحار التي تخرج من فمك طوال اليوم ؟ |
| Başka hangi ülke bedava sağlık ve temiz içme suyu vaat edebiliyor? | Open Subtitles | أية بلدان أخرى يمكن أن تقدم عناية طبيّة مجانية ومياه نظيفة صالحة للشرب؟ |
| Mayalanmış habanero yağı ve köpüklü greyfurt suyu ile olan mı? | Open Subtitles | ذاك الذي يحتوي على زيت السكوتش بونيه ومياه صودا القريبفروت؟ أتستخدم قوب؟ |
| Hükümet, içme suyu ve sizinle ilgili her konuda haklıydı! | Open Subtitles | بشأن الحكومة، ومياه الشرب, وأنتم, وكل شيء. |
| Eminim meyve suyu, soda bakalım... normal uygun mu? | Open Subtitles | أنا واثقة عصير,ومياه غازية .ودعينا نري العادي جيد ؟ |
| soda, kesinlikle. Teşekkürler Bayan Gagnon. | Open Subtitles | ومياه معدنيةً، بالطبع شكراً، سيد (جانيون) |
| Iki bira ve hanımefendi için de soda. Oğlana da milkshake. | Open Subtitles | - ... زجاجتيّ جعة ومياه غازية للسيدة و - |
| Birinci sınıf konut alanı dört yatak odası, tek giriş, kış bahçesi su ve doğal gaz. | Open Subtitles | أربع غرف ، صالة غرفة تشميس ، غرف مكتب غاز ومياه |
| Elinde, inşaat düzenleri, telefon hatları su ve kanalizasyon sistemleri var. | Open Subtitles | لديك هنا طلبات بناء , خطوط هاتف المياه ومياه المجاري , كلها هنا |
| Ve bu artık yalnızca rüzgar, su ve tekneden ibaret olmaz. | Open Subtitles | وتدبّ بها الحياة من تحته وتبدو كأنها أكثر من مجرد رياح ومياه وقارب |
| Bir gün yetecek yiyecek ve su verip bıraktık. | Open Subtitles | ومنحناهم طعام ومياه تكفي لأيام وتركناهم |
| İhtiyacın olan şey biraz sıcak cin ve su. | Open Subtitles | تحتاج كحول ليدفئك ومياه دافئة |
| James limana düştü ve buz gibi Kuzey Denizi suları şu anda ciğerlerine doluyor. | Open Subtitles | حسنا، جيمس ... ... انه سقط في الميناء، ومياه بحر الشمال الجليدية تمتلئ الآن رئتيه. |
| Su da var. | Open Subtitles | ومياه |