| Kimlik tespiti, ayarlamalar gibi yapılacak işler var. | Open Subtitles | هناك مسألة تحديد الهوية و هناك بعض الترتيبات |
| Orada ağaçların ötesinde düz bir arazi ve nehir var. | Open Subtitles | و هناك بعض السهول, و هناك نهر وراء الأشجار. |
| Ve onun yaptığı bazı şeyler var ki kesin olarak açığa çıkarılması gerekir. | Open Subtitles | و هناك بعض الافعال التى ارتكبها التى تبرهن على رغبة فى التطهر |
| Ayrıca imza atman gereken şeyler var. | Open Subtitles | و هناك بعض الأشياء لتوقع عليها أشياء منزلية |
| Tamamen iyileşmiş. Saç kıllarında uzama var. | Open Subtitles | لقد شفي الجرح تقريباً و هناك بعض الشعر قد نما |
| Ah, şey, karım yeni satın almış, ve içinde ciddi anlamda esneme gerektiren bazı hareketler var. | Open Subtitles | حسناً زوجتي حصلت عليه مؤخراً و هناك بعض الأشياء فيه تحتاج لتمارينات شد قوية |
| Sen bir iblissin ve bazı şeyler doğanda var. | Open Subtitles | أنتِ شيطانه, و هناك بعض الأشياء من طبيعتك |
| hayır. kamburumu yuvarladım sadece ve benimde bildiğim şeyler var, anladın mı? | Open Subtitles | لا ، فأنا شخص موجود منذ وقت طويل و هناك بعض الاشياء التى استطيع التعامل معها حسنا ؟ |
| Burada bazı hayvanlar var, burada da kocaman boynuzuyla, büyük bir gergedanın ön kısmı. | Open Subtitles | يوجد هنا و هناك بعض الحيوانات و هنا الجزء الأمامي من وحيد القرن بقرن كبير جداً |
| Mutfakta senin için taze kahve var. | Open Subtitles | و هناك بعض من القهوة الطازجة لك في المطبخ |
| Etrafı gezebilirsin. Çay da var. | Open Subtitles | لا تتردد في النظر حول المكان و هناك بعض الشاي |
| Detaylarda yüklüce gizem var ve bazı kötü yan etkileri bulunmakta, mesela birazdan değineceğim ozon tabakasının kısmen yokedilmesi. | TED | هناك الكثير من الغموض في التفاصيل, و هناك بعض الآثار الجانبية السيئة مثل أنه يدمر طبقة الأوزون جزئيا, و سأتناول ذلك خلال دقيقة |
| ve onaylanmasi gereken sahip olacagimiz yeni ihaleler var. | Open Subtitles | و هناك بعض الشحنات التي وافقنا عليها |
| Onun bilmediği bazı şeyler var. | Open Subtitles | و هناك بعض الأمور التي لا تعرفها |
| Onun bilmediği bazı şeyler var. | Open Subtitles | و هناك بعض الأمور التي لا تعرفها |
| Kampüsün dışında, çok sevimli daireler var. | Open Subtitles | و هناك بعض الشقق الجامعية الرائعة |
| Bunları soy. Seni bekleyen düzinelerce sandık var. | Open Subtitles | قشر هذا و هناك بعض السلال تنتظرك |
| İşte senin kahven, yanında da süt ve şeker var. | Open Subtitles | قهوتك، و هناك بعض السكر واللبن |
| Onları durdurabilecek çok az güç var. | Open Subtitles | و هناك بعض القوى تستطيع إيقافهُم. |
| Bazı işçiler var Sinyal Deniz | Open Subtitles | و هناك بعض عمال الإشاره البحريه |