ويكيبيديا

    "يتحتّم أن" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • zorundayım
        
    • zorundasın
        
    • zorundayız
        
    • zorundasınız
        
    Bu sabah doktora gitmek zorundayım. Open Subtitles انظري، يتحتّم أن أذهب للطبيب هذا الصباح.
    Biraz önce o kadını öldürdün. - Kimin tarafını tutmak zorundayım sence? Open Subtitles إنّك قتلت تلك المرأة توًّا، من بظنّك يتحتّم أن أنحاز له؟
    Lütfen ahbap, geri dönmek zorundasın. Bunu durdurmanın bir yolunu bulmak zorundasın. Open Subtitles أرجوك يا صاح، يتحتّم أن تعود، يتحتّم أن تجد طريقة لإيقاف هذا.
    Kazanmanın bir yolunu bulacağım. Lütfen. Bana güvenmek zorundasın. Open Subtitles سأجد طريقة للفوز، أرجوك، يتحتّم أن تثق فيّ.
    Millet, benimle gelin. Bu adamı bulmak zorundayız. Open Subtitles ليأتِ الجميع معي، يتحتّم أن نجد هذا الرجل.
    Bu bizim için bir yüz karası. Bu şekilde yapmak zorundayız tamam mı? Open Subtitles إنّها ضربة موجعة لهيبة الشرطة، لذا يتحتّم أن نجدهم بتكتّم، اتّفقنا؟
    Korkarım oturmak zorundasınız, bayan. Bütün masalarımız dolu ve bunlar da sizin aileniz. Open Subtitles أخشى أنّه يتحتّم أن يحدث يا سيّدتي، كلّ الطاولات ممتلئة، وهذه أسرتك.
    Komik tarafından bakmak zorundayım. Çünkü ailemden kaçarken hayatımın bu kasabada sıkışıp kaldığını düşünmeye başlarsam mahvolurum. Open Subtitles يتحتّم أن أسخر منها، لأنّي لو بدأت تصوّر حياتي عالقة في هذه المدينة
    Ben Ellcrys olmak zorundayım. Ancak böyle kurtarabiliriz onu. Herkesi böyle kurtarabiliriz. Open Subtitles يتحتّم أن أصير أنا الإلكريس، هكذا يتعين إنقاذها وإنقاذ الجميع.
    Oğlumu korunmak zorundayım. Böyle olması gerek. Open Subtitles عليّ حماية ابني، هكذا يتحتّم أن يكون موقفنا.
    Hayat kurtarmak için ülkenin öbür ucuna gitmek zorundayım. Open Subtitles و الآن يتحتّم أن أقطع كل تلك المسافة عبر البلاد لأنقذ حياة الناس
    Sanırım sana gerçeği anlatmak zorundayım. Open Subtitles أفترض أنّي يتحتّم أن أخبرك بالحقيقة.
    Yapabilmek zorundasın ama. Open Subtitles يتحتّم أن تكون قادرًا على ذلك.
    Ama saygılarını kazanmak zorundasın. Open Subtitles إلّا أنّك يتحتّم أن تحظي باحترامهم.
    İyi adamlardan olmak zorundasın. Open Subtitles لذا يتحتّم أن تكون أحد الأخيار.
    Halkına merhamet gösteriyor. Ama hala kral olmak zorundasın! Open Subtitles باديًا الرحمة لكل رعاياه، لكن ما زال يتحتّم أن تكون الملك!
    Seth, Mark öldü. Bunu anlamak zorundasın ve ileriyi görmelisin. Open Subtitles (سيث)، إن (مارك) فارق الحياة، يتحتّم أن تفهم هذا وتمضي بحياتك.
    Burada kalmak zorundayız. Artık çok geç. Anladın mı beni? Open Subtitles يتحتّم أن نمكث هنا، وقد فات الأوان، أتفهمينني؟
    Tek ulus olarak direnmek zorundayız. Aksi halde kendi çıkarlarımız için yok olup gideceğiz. Open Subtitles يتحتّم أن نناضل كأمة واحدة، وإلّا سنهلك متشبثين بمنافعنا الخاصّة.
    Millet, benimle gelin. Bu adamı bulmak zorundayız. Open Subtitles ليأتِ الجميع معي، يتحتّم أن نجد هذا الرجل.
    Siz hazır değilsiniz ama olmak zorundasınız. Open Subtitles لستُم مستعدّين، لكن يتحتّم أن تستعدّوا

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد