| Resmi bir parti olacağı söylendi bana ama gittiğimde tek takım elbiseli bendim. | Open Subtitles | أحدهم أخبرني أنه عمل رسمي ولكن عند وصولي كنت وحدي من يلبس بدلة |
| Size takım elbiseli bir iş adamı gibi görünüyor olabilirim ama gerçek şu ki, ben has be has mafyayım. | Open Subtitles | ربما أبدو لكم كرجل أعمال يلبس بدلة , و لكن الحقيقة هي أني رجل عصبات شرس |
| İpek bir takım giyiyor. Timsah derisi ayakkabıları var. | Open Subtitles | إنه يلبس بدلة حريرية ولديه حذاء من جلود التماسيح |
| Cılız bir adam, takım elbise kravat giyiyor. Onu gördünüz mü? | Open Subtitles | إنه رجل نحيف يلبس بدلة وربطة , هل رأيتيه؟ |
| takım elbise giyiyordu ama mimarlık bürosuna gitmedi. | Open Subtitles | كان يلبس بدلة, و لكنه لم يذهب إلى مكتب هندسي |
| Puff Daddy bile mahkemede takım elbise giyiyor. | Open Subtitles | حتى ألبابا يلبس بدلة إلى ألمحكمة |
| Herif 1000 dolarlik takimla Gucci ayakkabi giyiyor. | Open Subtitles | الرجل يلبس بدلة بقيمة ألف دولار (وحذاء (غوتشي |
| Soren'e takım elbise ve kravat hazırlamasını söyledin mi? | Open Subtitles | هل طلبت من سورن ان يلبس بدلة وكرفتة؟ |