| Daha çok uzun ve sefil bir hayat gibi. O kadar uzun olmaz, Çünkü ne kadar çok içersem o kadar erken ölürüm. | Open Subtitles | حسناً , لا , لن تكون طويلة لأنه كلما شربت أكثر سأموت أسرع |
| Ciddiyim, Çünkü ne kadar çok suçlu intihar ederse mahkemeleri meşgul edecekler o kadar azalır. | Open Subtitles | هذا صحيح لأنه كلما زاد عدد الأشخاص المذنبين الذين إنتحروا كلما قل الإزدحام في المحاكم |
| Hangi otel olduğunu söylemeyeceğiz, Çünkü ne kadar az bilirsen, bizim için o kadar iyi. | Open Subtitles | نحن لن نقول لك المزيد لأنه كلما قل ما تعرفينه كلما كان أفضل |
| Çünkü ne kadar Robin Hood'dan nefret etsem de, ülkesini seviyor. | Open Subtitles | لأنه بقدر ما أكره روبن هود بقدر مايحبّ بلاده |
| Çünkü ne kadar büyükse, ben de o kadar önemliydim. | Open Subtitles | لأنه بقدر حجمه بقدر أهميته |
| Bir, "Çok çalışmayacağım" Çünkü ne kadar çalışırsam çalışayım bir şey fark etmeyecek. | TED | أولاً، يمكنكم القول، "لن نعمل بجد وكد لأنه مهما عملنا بجهد، فلن يهم." |
| Ve bu yüzden peri masallarını tercih ediyorum Çünkü ne kadar korkutucu olursa olsun sonunda herkes sonsuza kadar mutlu yaşar. | Open Subtitles | لذلك السبب قصصي المفضلة تكون حكايات خيالية لأنه مهما كانت مخيفة فان كل شخص يعيش بسعادة للأبد بعدها |
| Çünkü ne kadar çok beklerseniz kendi sesinizden o kadar az bulursunuz. | Open Subtitles | لأنه كلما انتظرتم أكثر لكيتبدأوا... كلما قلت حظوظكم بإيجاده |
| Çünkü ne kadar beslenirsem o kadar zayıf duruma geliyorsun ve kalan gücüne kaçmak için ihtiyacımız olacak. | Open Subtitles | لأنه كلما طالت تغذيتي ...كلما أصبحت أنت أضعف وسنحتاج بقية القوة التي لديك للهرب |
| Çünkü ne kadar az bilirsen o kadar iyi. | Open Subtitles | لأنه كلما قلّت معرفتك كلما كان أفضل |
| Fakat farkettik ki, kültürel faktörlerle mücadele ediyoruz. Bu bir Klimt tablosu. Bu tabloyu seviyorum, Çünkü ne kadar bakarsanız, bahsettiğimiz durumu o kadar iyi anlıyorsunuz. Açıkça ölümün yaşamdan farkını ortaya koyuyor ve korku --- Aslında bakarsanız burada bir kadın var gözleri açık olan. | TED | لكننا أدركنا، بالتأكيد، أننا نتعامل مع مشاكل حضارية، وهذه، أحب لوحة كليمت هذه لأنه كلما نظرت لها أكثر، كلما فهمت المشكلة ككل التي تحدث هنا، وهي بوضوح انفصال الموت عن الحياة، والخوف ــــ مثل، لو نظرتم فعلاً هناك امرأة واحدة هناك عيناها مفتوحة. |
| Çünkü ne kadar itiraf etmekten nefret etsem de, Claire ile problemim var. | Open Subtitles | لماذا؟ لأنه بقدر ما اكره ان اعترف بهذا لدي مشكلة مع (كلير) |
| Sadece birden oluveriyor ki bu da gerçekten boşuna Çünkü ne kadar oyarsam oyayım bana hiçbir şey ifade etmiyor. | Open Subtitles | تحدث هكذا، وهذا محبط جدا لأنه مهما قمت بالنقش، فإنها لا تزال لا تعني لي شيئا. |
| Alzheimer haberi duyulduğunda, ki duyulacak Çünkü ne kadar saklamaya çalışsak da dışarı sızacak. | Open Subtitles | بمجرد أن تنتشر أخبار الزهايمر والذي سوف يحدث، لأنه مهما كان المدة التي نحاول الكذب بشأنها، فسوف يتسرب |
| En önemlisi, şanslıydık Çünkü ne kadar yaşlanırsak yaşlanalım aşık olmamızın nedenlerini hep hatırladık, değil mi hayatım? | Open Subtitles | ولكن في الغالب ، حالفنا الحظ .. لأنه مهما كبرنا في السن .. استطعنا دوماً أن نتذكر .. ما الذي جعلنا نقع في الحب أصلاً أليس كذلك ، حبيبتي؟ |