| Herhangi biriniz geri dönemk istiyorsa, şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | إذا أردتم الرجوع, فهذا هو الوقت المناسب. |
| Bana söylemek istediğin bir şey varsa eğer şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | إن كان هناك ما تودين إخباري به فهذا وقته |
| şimdi tam zamanı. Belki karanlıkta aralarından sıvışabiliriz. | Open Subtitles | لقد حان الوقت يا(كابتن) ربما نهرب منهم في الظلام |
| - Tamam. Çünkü şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | حسناً, لأن هذا الوقت مناسب للسؤال |
| şimdi tam zamanı. Tom seni basacak değil ya. | Open Subtitles | الأن هو الوقت المثالي, (توم) ليس هنا ليمسك بك |
| Eğer bir oyun planın varsa şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | إذا كانت لديك خطة، الآن الوقت المناسب. |
| şimdi tam zamanı evlat! | Open Subtitles | هذا وقتك يا بني |
| Buradalar. İnsanlar. şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | انهم هنا الآن,هؤلاء القوم, لقد حان الوقت الآن |
| Eğer söyleyecek bir şeyin varsa şimdi tam zamanı . | Open Subtitles | إذا كان لديكِ أى شيئ لتقوليه فالآن هو الوقت المناسب |
| Ama bu çocuklar için bu yıllar hayatlarının en güzel yılları ve eğer biz onlara ulaşacaksak, şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | ،لكن بالنسبة للأطفال فهذه أفضلُ سنوات حياتكم ولو أردنا مساعدتهم، فقد حان الوقت |
| Lavaboyu kullanacak olan varsa şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | اذا اي احد يريد الذهاب الان هو الوقت المناسب |
| şimdi tam zamanı başlamanın... en muhteşem nesne görevine başlamanın tam zamanı, Randall. | Open Subtitles | الآن هو الوقت .. كي نبد .. كي نبداً التحدي من أجل .. |
| Efendim, eğer birşey biliyorsanız, bizde bilmeliyiz, şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | سيدي، أن كنت تعلم شيء، ينبغي أن نعرفه فهذا هو الوقت المناسب |
| Bu işten vazgeçeceksen, şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | إذا كنت ستتكفل بهذا فهذا هو الوقت المناسب |
| Eğer bir şeyler söylemek istiyorsan şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | ... إذا أردت قول شئ فهذا وقته |
| şimdi tam zamanı. Belki karanlıkta aralarından sıvışabiliriz. | Open Subtitles | لقد حان الوقت يا(كابتن) ربما نهرب منهم في الظلام |
| Yürü, Giuseppe. şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | إذهب "جيوسيبّي", الوقت مناسب الآن. |
| Bence şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | أعتقد أن الوقت مناسب الان |
| şimdi tam zamanı. Tom seni basacak değil ya. | Open Subtitles | الأن هو الوقت المثالي, (توم) ليس هنا ليمسك بك |
| - şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | الآن الوقت المناسب. |
| şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | سيكون الآن الوقت المناسب. |
| şimdi tam zamanı evlat! | Open Subtitles | هذا وقتك يا بني |
| şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | لقد حان الوقت الآن |
| Gelmek istersen şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | إذا أردت أن تحضر , فالآن هو الوقت المناسب |
| Bir anlaşma düşünüyorsanız şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | إن كنتِ تعتزمين طلب إلتماس، فقد حان الوقت! |
| Tekrar ilmeklemek istersen şimdi tam zamanı. | Open Subtitles | اذا كنت تريدين ان نغرزك مره اخرى , الان هو الوقت |
| Altımızda sivil halk yok. şimdi tam zamanı, efendim. - Ateş etmeyin. | Open Subtitles | نحن لَسنا على منطقة مأهولة بالمدنيين .الآن هو الوقت المناسب يا سيدي |