| Atınız ayaklarını mı yıkıyor yoksa karanlık güçler iş başında mı? | Open Subtitles | هل حصانك ينظف أقدامه أم أن هذا مفعول قوى الظلام؟ |
| Peki Lordum. Atınız geri gelmişti. | Open Subtitles | أجل يا مولاي، لقد عاد حصانك إنه في الإسطبل |
| Sevgili Lordum, sanırım sizin Atınız kazanacak, değil mi? | Open Subtitles | سيدى أعتقد أن حصانك سيفوز, أليس كذلك ؟ |
| Atınız gerçekten Derbiye katılmaya hak kazandı. | Open Subtitles | جوادك بالفعل مؤهل للمشاركة في ديربي كنتاكي |
| Bay Gummer, Atınız hazır. | Open Subtitles | سنيور جومير، حصانكَ جاهزُ. |
| - Çok güzel bir Atınız var. - Çok teşekkür ederim. | Open Subtitles | . ـ لديك حصانٌ جميل . ـ شكرًا جزيلاً لكِ |
| Atınız Tee dikkatinizi çekmeye çalışıyor. | Open Subtitles | الحصان تيي يتملقك أنا هامس أحصنة |
| Hata yoktu, efendim. Atınız kaybetti. | Open Subtitles | لا يوجد خطأ، سيدي حصانك قد خسر للتو. |
| Ama Atınız zor yürüyor ya da arkaya bakıyorsa kötü. | Open Subtitles | لكن حصانك يمشي بارتياح و لا ينظر خلفه. |
| Bu sizin Atınız galiba. | Open Subtitles | أظن أن هذا حصانك |
| Atınız hazır ekselansları. | Open Subtitles | حصانك جاهز, سموك |
| - Atınız, endişelenme başaracağız. | Open Subtitles | حصانك سينجح لاتقلق |
| Affedersiniz, Atınız... | Open Subtitles | أعذرني، حصانك كان... |
| Biliyorum, Atınız hem sizi, hem de bu güzel, yeşil çayırları özleyecek ama onu Teksas'ta mutlu etmeye çalışacağım. | Open Subtitles | أعـرف آنسـة (ليزلي) أن حصانك سيفتقدك أنتِ وكلّ هذه البلاد الخضراء اللطيفة، لكن... سأبذل قصـارى جهــدي... لجعله سعيداً في (تكسـاس) |
| _BAR_ - Sizin Atınız Lordum... | Open Subtitles | - حصانك سيدي... |
| Atınız için üzgünüm, bayan. | Open Subtitles | أسف بشأن جوادك, سيدتى. |
| Atınız, leydim. | Open Subtitles | جوادك يا سيدتي |
| Lordum, 'Kara Atlas' isimli bir Atınız var mı? Var. | Open Subtitles | سيدي, لديك حصانٌ تسميه (البرّاق الأسود)؟ |
| Atınız varsa. | Open Subtitles | -إذا كان لديكم أحصنة |
| - 85 Cent daha Atınız. | Open Subtitles | 'من فضلك قم بوضع 85 سنتا' |