| babaanne lütfen durmalarını söyle. Onun başına büyük dert olacak. | Open Subtitles | جدتي اطلبي منهم أن يتوقفوا جولي سيقع في مشاكل كثيرة |
| Amerika'dan gelen teyzem, babaanne ve babamın ellerini tutarken Ağlıyor ve bir yandan da yaygara koparıyordu. | Open Subtitles | عمتي من أمريكا كانت تنوح وتتشاجر وهي ماسكة بيد جدتي وأبي |
| - babaanne, izin ver. - Grace. Chicago'da doğup, büyümüş bir Amerikalıyım. | Open Subtitles | جدتي دعيني اتسأل هل يمكنني معاودة الاتصال |
| Sonunda beni babaanne yapan anneyle tanıştığıma çok memnun oldum. | Open Subtitles | من الجيد أخيراً مقابلة الأم التى جعلت هذة الأم جدة |
| Hatta babaanne donumu giymiştim. | Open Subtitles | حتّى أنّني لبستُ ملابس جدّتي الدّاخليّة. |
| Bu son iki babaanne "po'boys"sunuz, bir daha yiyemeyeceksiniz. | Open Subtitles | و أخر إثنان من الجدة لن تستهلكهم مرة أخرى |
| Babam seninle konuşmamamı tembihledi babaanne. | Open Subtitles | أبى قال أنه ليس من المفترض التحدث اليك مجدداً يا جدتي |
| babaanne iç çamaşırları giyip sadece beyazlarla konuşuyorum. | Open Subtitles | أنا أرتدي سروال جدتي و لم أتكلم إلا مع الناس البيض |
| babaanne, cinayetler hakkında bir şeyler hatırlıyor musun? | Open Subtitles | جدتي .. هل تذكرين أي شيء عن جرائم القتل؟ |
| babaanne, biriyle görüştüm ve sanırım... | Open Subtitles | جدتي قابلت بعض الاشخاص للتو وأعتقد انني ربما .. ـ |
| Bu pisliğin hayatındaki en önemli şey olmasına izin vermeyeceğim. babaanne, zaten öyle. | Open Subtitles | لن أدع الفوضى تسيطر على حياتكِ جدتي هي بالفعل كذلك |
| Tamam babaanne, film izliyoruz, gitmem gerek. | Open Subtitles | حسن ، جدتي ، أنا أشاهد فيلمــا ، عليّ الذهاب |
| Üzgünüm babaanne, sandığın kadar dokunaklı değil. | Open Subtitles | آسفــة جدتي ، ليست بالتأثير الذي تظنيـــن |
| babaanne, öyle hisler beslediğim biriyle karşılaşmadım. | Open Subtitles | جدتي لم أقابل شخص أشعر إتجاه بذلك الشعور |
| Bu yüzden mi babaanne diğer annemi öldürdü? | Open Subtitles | إذن، لهذا السبب قامت جدتي بقتل أمّي الثانية ؟ |
| Şu armudu alabilir miyim babaanne? | Open Subtitles | هل يمكن أن أخذ كمثرى يا جدتي ؟ |
| - Evde olmadığımı söylersin. Evde değil, babaanne! | Open Subtitles | فقط تخبره أنني لست موجود _ أنه ليس هنا يا جدتي _ |
| Jun Ji Hyeon, babaanne olduğunda bile güzel olurdu. | Open Subtitles | جين جي هيون ستكون جميلة حتى اذا اصبحت جدة |
| 50'sinden önce babaanne olabilir olarak oylandığını bilmiyordum. | Open Subtitles | لم اكن اعلم انكِ صوتى لأفضل الاشياء المحببة ان تكونى جدة قبل عمر الخمسين |
| Ona "içsel" diyoruz babaanne. | Open Subtitles | أعتقدُ أنّها للنّساء يا جدّتي. |
| Eğik yaşlı babaanne. | Open Subtitles | تلك الجدة كبيرة السن ثقيلة الجانب نعم |
| 3 donlu domuz, sıcak tabağı bir paket babaanne kahvaltısı ve bir boğa solungacı kaptım. | Open Subtitles | , ثلاثة سروال خنزير - , وشريحة هواء ساخن , وسله من افطار جدتى . وأغير زجاجة الشطة ! |
| Bombay'da yaşayan bir babaanne var | Open Subtitles | عندي جدّة الّذي يَعِيشُ في بومباي |
| babaanne öldü. | Open Subtitles | لقد ماتت جدتهم |
| Ve haberiniz olsun, ikinizden biri bana herkesin içinde "babaanne" demeye kalkarsa, silahıma davranırım. | Open Subtitles | واذا دعوتماني بالجدة أمام الجميع سأستخدم مسدسي |