| Hangisi olursa olsun, çok geçmeden bir otobanda... bir arabanın bagajında bulacaksın kendini. | Open Subtitles | و على كل حال، أنت ستنتهي في صندوق سيارة في جراج ما قريبا |
| Penceresinde bulduğumuz ipliğin aynının senin bagajında ne işi var? | Open Subtitles | فكيف إنتهت خيوط من غرفة نومها في صندوق سيارتك ؟ |
| bagajında birkaç şey vardı. | Open Subtitles | كان لديه مجموعة من الأشياء بصندوق السيارة |
| Arabamın bagajında her daim o hınzır hergelelerden 2000 tane taşırım. | Open Subtitles | لأنني دوماً آخذ معي في السفر 2000 صورة لي وأنا وسيم في حقيبة سيّارتي |
| Arabasının bagajında, 10 yaşında bir kızın cesedi varmış! | Open Subtitles | كان معه جثة فتاة بعمر 10 سنوات فى صندوق سيارته |
| Ama Johnny, cesedi arabanın bagajında bırakamayız. | Open Subtitles | لكن يا جونى ، لا يمكننا ترك . جثة فى صندوق السيارة |
| Cinayet silahının hala arabasının bagajında olma ihtimali ne kadardır ki? | Open Subtitles | ما هي الإحتمالات بأن سلاح القاتل ما يزال في صندوق السيارة |
| Bir ekip az önce onu bir arabanın bagajında buldu. | Open Subtitles | أو هاتف الأقمار الصناعية، فريقٌ وجدها للتوّ في صندوق سيارتها |
| İlgisi yok ama niye kayıp kol düğmesini otomobil bagajında arıyorsunuz? | Open Subtitles | مثلاَ عدم الارتباط لكن لم يبحث شخص في صندوق سيارة عن أقراط كم مفقودة ؟ |
| En son sana benzeyen birini gördüğümde adam bir arabanın bagajında bir ay yaşamıştı. | Open Subtitles | آخر مرة رأيت شخصًا بحالك.. كان قابعًا في صندوق سيارة لمدة شهر |
| Hiçte bile, arabanın bagajında geldiği için birazcık solmuş o kadar. | Open Subtitles | إنها لم تذبل قليلاً من جولتها في صندوق السيارة |
| Cesedi, onu gönderdiğiniz evin önünde duran bir arabanın bagajında bulundu. | Open Subtitles | جسمه وجد في صندوق السيارة أمام البيت الذي أرسلته إلى. |
| Cesedi, ilk olay yerinden 6 sokak uzakta, arabasının bagajında bulundu. | Open Subtitles | جسده وجد بصندوق سيارته والتى كانت موجودةبعد6حواجزمنمسرحالجريمة. |
| Karımla kavga etmiyorum. Lastiğim patladı. Arabanın bagajında. | Open Subtitles | لستُ على شجار مع زوجتي كان لديّ إطاراً مثقوباً وهو بصندوق سيّارتي |
| İlk olarak benden sonra da beni bagajında bulmalarından mesela. | Open Subtitles | منى , كبداية ومنهم , إذا وجدونى فى صندوق سيارتك على سبيل المثال |
| Arabanın bagajında 2000 tane fotoğrafını mı tutuyorsun? | Open Subtitles | تحتفظ بـ2000 صورة لك في حقيبة السيّارة ؟ |
| Çünkü bagajında ceset olan birine otostop çektim. | Open Subtitles | بسبب الرجل الذي أقلني لديه جثة هامدة في صندوق سيارته |
| Peki ama kendi ülkenize neden ancak arabamın bagajında gizlenerek girebiliyorsunuz? | Open Subtitles | فلماذا اذا تدخل بلدك متخفى فى صندوق سيارتى ؟ لأن |
| Bunu bilmiyorsun ve... sana söylemiyeceğime dair Vincent'a söz verdim ... ama bagajında birşey var ve milyonlar değerinde | Open Subtitles | أنت لا تعرف هذا وقد وعدت فنسنت ألا أخبر أحد بذلك لكن لديه شيء ما في الصندوق يساوي ثروة بالملايين |
| Arabayı yuvarlamak isterken kendini onun bagajında buldu. Hadi sebebini bulalım. | Open Subtitles | لذا، يُحاولُ التَخَلُّص من السيارةَ، لكن يَنتهي في الصَندوقِ بدلاً مِن ذلك. |
| Gerçek şu ki, bunu arabanın bagajında bulduk. | Open Subtitles | حَسناً، الحقيقة وْجَدُ هذا في صَندوقِ سيارتِكَ. |
| Eğer kulüpten atılıp, birinin bagajında uyansam beni gerçekten ne korkuturdu, biliyor musun? | Open Subtitles | إذا كنت تستمع بوقتك فى أحد النوادى و إستيقظت فى حقيبة سيارة ما أتعلمون ماذا يخيفك حقا ؟ |
| Kaybolan polis de bakımevinin yakınındaki bir arabanın bagajında bulunuyor. | Open Subtitles | و اختفى شرطي , و بعدها تمّ العثور على الشرطي ميتاً بداخل صندوق سيارة |
| Kendi arabasının bagajında bulduğumuz silah kaçakçısı. | Open Subtitles | وهو تاجر أسلحة وجدناه مقتولاً في سيارته الخاصة |
| İspiyoncuların cesedi arabalarının bagajında bulundu. Nicky'yi sorguladılar. | Open Subtitles | الوشاة عثر عليهم قتلى في صناديق سياراتهم,استجوبوا نيكي |