| Balık pazarında para toplayabilmek için bu sabah saat 4.00'te kalktım. | Open Subtitles | إستيقظتُ في 4: 00 هذا الصباحِ لذا أنا يمكن أن أجمع المال من سوق السمك |
| Ve Balık pazarında kasiyer olarak çalışmaya başladı. | Open Subtitles | عملت صرافة فى سوق السمك |
| Çünkü Balık pazarında hiç gözetiminiz yok. | Open Subtitles | وذلك لأنك لم تراقب سوق السمك. |
| Balık pazarında kaza yapan adam. | Open Subtitles | (لاري ديكرسون. الرجل الذي اقتحمت سيارته سوق السمك |
| Son bir kaç haftadır Eddie'yi Balık pazarında görmüş. | Open Subtitles | رأي (ايدي) يحوم حول سوق السمك في الأسابيع القليلة الماضية |
| Taleb Balık pazarında sizi bekliyor olacak. | Open Subtitles | (طالب) سيكون بإنتظاركن في سوق السمك |