| Bütün haklar Bayan Buckley'e kalıyorsa, bunu bana asla söylemez. | Open Subtitles | "كل الثروة ستذهب للآنسة "باكلي ! لن يخبرني بذلك قط |
| Pete'i kaybedersek Buckley'ye. | Open Subtitles | سنخسر دخولنـا وأعمالنـا في مدينة باكلي, وديلتا كابا ابسيلون |
| Mr. Buckley'nin istediğiniz davalarının çıktıları... | Open Subtitles | هذه أوراق السيد باكلي للقضايا التي أردتها |
| Buckley bunun mümkün olduğunu düşünebilir, fakat O gün geliyor.. | Open Subtitles | .بكلي قد يعتقد أنه يمكن الاحتفاظ بهما معاً . ولكن اليوم سيأتي |
| Çünkü Gates etrafındaki çoğu araziyi aslında Buckley almış. | Open Subtitles | لان " بكلي" يملك اغلب " الاراضي حول " ذا جاتس |
| O halde örümceği öldürmesi için William F. Buckley'i çağır. | Open Subtitles | إذا لماذا لا تأتين بـ ويليام بوكلي ليقتل العنكبوت؟ |
| Mahkumu 12. Buckley Kasabasını götürüyorum. | Open Subtitles | عملية نقل السجين من قسم الاصلاحية رقم 12 بمدينة بوكلي |
| Pat Buckley'in teras katındakinden çok daha güzel olduğunu söyle ve sana bayılacaktır. | Open Subtitles | وانها اكثر دراماتيكي من الاخرى التي في سقيفة بات باكلي وستحبك |
| Bay Buckley'in aday seçimi konumuz değil. | Open Subtitles | لا يهم من المرشح الذي يفضّله السيد باكلي |
| Bay Buckley sandığı taşımaya çalışırken mührünü kazara kırdığını söyledi. | Open Subtitles | قال السيد باكلي أنه مزّق ختم الصندوق بلا قصد |
| Bay Buckley'in sandığı naklettirmek istemesini unutmuş olmanız, mümkün değil mi? | Open Subtitles | أليس محتملاً يا سيدتي أنكِ نسيتِ أن السيد باكلي أخبركِ أنه يريد نقل الأصوات؟ |
| Bu adamların Bay Buckley'den emir alıp almadıklarını bilmenin imkanı yok değil mi? | Open Subtitles | ولا يمكنك أن تعرف ما إذا كان هؤلاء الرجال قد تلقوا أوامر من السيد باكلي أم لا؟ |
| Buckley'yi okula hazırlamak için her sabah 6'da burada olacaksın. | Open Subtitles | كل ماعليكِ أن تكوني هنا كل صباح الساعة السادسة لتصطحبي باكلي إلى المدرسة |
| Yarın Buckley'nin doğum günü, tatlı ama diyete uygun bir pasta yapacaksın. | Open Subtitles | إيضًا , عيد ميلاد باكلي , غداً لذلك تحتاجين أن تعدي كيكة رائعة |
| Buckley'nin dadı kimliği için fotoğrafın gerekiyormuş. | Open Subtitles | لقد إتصلوا المدرسة إنهم يريدون صورة من بطاقة المربية الخاصة بـ باكلي |
| Xanthippe'nin Buckley'nin partisinde olduğundan emin ol. | Open Subtitles | فقد تأكدي أن سانثبي سوف تأتي إلى حفلة باكلي |
| Buradaki Bay Buckley, özel danışman olarak departmana atandı. | Open Subtitles | عُيّن السيد "بكلي" هنا في هذا القسم بصفته مستشاراً خاصاً |
| Buckley, Parfitt, şimdi toplantı. Savaş Ulaşımı Bakanlığı. | Open Subtitles | "بكلي" و "بارفيت" لديكما إجتماع الآن مع وزارة مواصلات الحرب |
| - İyi geceler, Buckley. - İyi geceler, Bayan Cole. | Open Subtitles | "تصبح على خير يا "بكلي - "تصبحين على خير سيّدة "كول - |
| "Ken Buckley 1964'te doğdu. Halen Holbrook, Arizona kırsalında yaşıyor. | Open Subtitles | ولد كيم بوكلي عام 1964 ولا زال يعيش في ريف هولبروك، أريزونا |
| Lütfen, Bay Buckley. | Open Subtitles | رجاءا سيد بوكلي رجاءا سيد بوكلي |
| Sorduğunuz şey bu değildi Bay Buckley! Demir perde artık yıkılıyor. | Open Subtitles | هذا ليس ما سألت عنه سيد بوكلي ؟ |
| Buckley'i verin. | Open Subtitles | دعني أتكلم مع بوكلى |
| Jeff Buckley mi, Vicki Carr mı dinlemek istersin? | Open Subtitles | صحيح أتريد أن تسمع جيف باكري أم فيكي كار ؟ |