| Kendini küçük düşürdü ya da bunu yapmam için beni tahrik etti. | Open Subtitles | لقد جلبت ذلك على نفسها ودفعتنى للقيام بذلك. |
| bunu yapmam için tek bir iyi neden göster. | Open Subtitles | اعطني سبب وجيها للقيام بذلك |
| Birisini bunu yapmam için bana para ödüyor. | Open Subtitles | أحدهم دفع لي للقيام بذلك |
| Yani, hadi. Kocan bunu yapmam için izin verir mi? | Open Subtitles | حسناً , هيا هل سيتركني زوجكِ أفعل ذلكَ ؟ |
| Şimdi, kocan bana bunu yapmam için izin verir mi? | Open Subtitles | الآن , هل سيتركني زوجكِ أفعل ذلكَ ؟ |
| bunu yapmam için bana yalvardın. | Open Subtitles | وتضرعتِ ليّ لأفعلها. |
| "Spectator" bunu yapmam için bir şans ve burada seninle birlikte geçirdiğim zaman en mutlu zamanlarımdandı. | Open Subtitles | و" المشاهد " هو وسيلتي للقيام بذلك ... و ... وجودي هنا من أجلك |
| Biri bunu yapmam için beni işe alır ve gelecek 20 yıl içinde Qualia'nın adı Laserdiscs ve Betamax ile aynı cümlede geçer. | Open Subtitles | ستوظفني جهة أخرى للقيام بذلك وخلال الـ20 سنة المقبلة ستغدو شركة (كواليا) طي النسيان مثل شركتي (ليزرديسك) و(بيتاماكس) |
| bunu yapmam için yalvardın! | Open Subtitles | وتضرعتِ ليّ لأفعلها! |