| Sanırım odama gidip yarınki dersler için hazırlansam daha iyi olacak. | Open Subtitles | أعتقد أنه من الأفضل أن اذهب إلى غرفتي وأحضر لدروس الغد |
| Bu durumda, Binbaşıyla bu konuyu konuşsan daha iyi olacak. | Open Subtitles | اذن سيكون من الأفضل أن تتحدث مع الرائد عن هذا |
| "Önümüzdeki Pazar ben keserim. Bu şekilde daha iyi olacak." | Open Subtitles | يوم الاحد القادم سأقوم بتعديله لكِ سيكون أفضل بهذا الحال |
| İşler şu an düşündüğümüz gibi gitmiyor olabilir bu yüzden, biz kendi yolumuza gitsek, sen kendi yoluna gitsen daha iyi olacak. | Open Subtitles | هذا غير ناجح كما كنا نأمل في تلك اللحظة لذلك نعتقد أنه سيكون أفضل لو انطلقنا في طريقنا وأنت ذهبت إلى طريقك |
| Bugün hava çok güzel değil, ama yarın daha iyi olacak. | Open Subtitles | اليوم كان الطقس غيرجيد .. لكن غدا سيتحسن |
| Bence, bu turne giderek daha iyi olacak anlamına geliyor. | Open Subtitles | لذا أظن أن ذلك يعني أن الجولة ستتحسن أكثر فأكثر. |
| İlişkimiz güzeldi Harm. Ama artık gitsen senin için çok daha iyi olacak. | Open Subtitles | لقد كانت متعة حينها ولكن أعتقد أنه من الأفضل الآن لو أنكِ غادرتي |
| Şimdi gidip bir fincan çay içseniz daha iyi olacak. | Open Subtitles | من الأفضل أن ترتاحي بعيداً الآن وتأخذي كوباً من الشاي |
| Eskisi gibi uykuya dalsam çok daha iyi olacak sanırım. | Open Subtitles | أعتقد بانه من الأفضل لي بأن أعود إلى النوم للأبد |
| Birkaç gün erkeklerden uzak kalırsam daha iyi olacak sanırım. Anlıyorum. | Open Subtitles | أَعتقدُ بأنّه سَيَكُونُ من الأفضل قضاء بضعة أيام بعيداً عنْ الرجالِ. |
| Bu yol tehlikeli görünüyor. Yüzüğümü çevirsem daha iyi olacak. | Open Subtitles | حسناً، يبدو هذا الزقاق خطراً، من الأفضل أن أدير خاتمي |
| diyebilmek ve sonunda iyi olacak. Şu an yapmakta olduğunuzdan çok daha iyi olacak, eğer bir süreçte tıkandıysanız. | TED | و سيكون كل شيئ على ما يرام، سيكون أفضل كثيرا من ما تفعل. اذا كنت عالقا في العملية |
| Sanırım Bay Carpenter'la bu kadar fazla görüşmesek daha iyi olacak. Anne, neden ki? | Open Subtitles | أعتقد أنه سيكون أفضل لو لم نكن نرى هذا اللطف الذائد من السيد كاربنتر. |
| - Eğer arabada konuşursak daha iyi olacak diye düşünüyorum. | Open Subtitles | أعتقد أن هذا سيكون أفضل أن نتكلّم في السيارة |
| Şu sizin "daha iyi olacak" konuşmalarından birini yap. | Open Subtitles | كما تعرف, وتعطيها احد خطابات "سيتحسن الوضع" |
| Eğer onun için bir tane yakalayabilirsek, annem daha iyi olacak. | Open Subtitles | لو تمكنا من اصطياد واحدة منها من أجلها، فإن أمي ستتحسن كثيرا |
| Şu andan itibaren de işler bizim için çok daha iyi olacak. | Open Subtitles | ومن الان وصاعداً, الامور سوف تتحسن بالنسبه لنا أنا واثقه من هذا. |
| Şimdi, herşey daha iyi olacak Halkı hiç birşey durduramayacak | Open Subtitles | الان كل شئ سيكون افضل , لا يوجد شئ سوف يوقف الناس |
| Bir daha düşündüm de, benimle gelsen daha iyi olacak. | Open Subtitles | أتعلم؟ بعد التفكير، يستحسن أن تأتي معي، هيّا، هيّا |
| Sanırım sana başka bir yer bulsak daha iyi olacak. | Open Subtitles | أعتقد انه ربما من الافضل ان نجد لك مكان آخر |
| Ben de şöyle diyorum: "Harika, hayatım artık çok daha iyi olacak, ha?" | Open Subtitles | اذاً أنا عظيم والحياة ستصبح أفضل الآن أليس كذلك ؟ |
| Çünkü seni temin ederim o hayat... J0hnny'ye borçlanmaktan çok daha iyi olacak. | Open Subtitles | لأني وائقة أنها ستكون أفضل بكثير من أن تكون مديناً بالمال لـ جوني |
| Eğer biraz neşelenebilirseniz, daha iyi olacak. | Open Subtitles | إذا أمكن فقط أن تبتهجوا قليلاً، هذا من شأنه أن يكون أفضل. |
| Bitince intihar etsem daha iyi olacak sanırım. | Open Subtitles | ربّما يجب أن أقتل نفسي لاحقاً. |
| Hayatı benim sayemde daha iyi olacak | Open Subtitles | حياتها ستتحسّن بسببي |
| Takma kirpiklerimi de takınca daha iyi olacak. | Open Subtitles | ستكون افضل بكثير عندما ارتدي روموشي الاصطناعية |
| Bir geceliğine bile olsa evde kalmamam daha iyi olacak. | Open Subtitles | من الأفضل ألا أبقى في المنزل، ولو لليلة. |