| Ve giderseniz, siz de benim için öleceksiniz. | Open Subtitles | ولو أي أحد منكم غادر سيكون ميت بالنسبة لي أيضاً |
| Bunu biliyorsun. Belki benim müziğim de benim için önemlidir. | Open Subtitles | حسناً ، ربما موسيقاي هامة بالنسبة لي أيضاً |
| Parayı bulduğunda, seni de benim gibi öldürecek. | Open Subtitles | بمجرد أن يجد النقود ستكون ميتاً مثلي تماماً |
| Sonuçta olaylar hem onun hem de benim için kötü bir şekil aldı. | Open Subtitles | ولكنها سائت بالنسبة له و سائت بالنسبة لى ايضا |
| Çünkü sen de benim kadar Koruyucu için en iyisini istiyorsun. | Open Subtitles | لأني أعتقد أنك تريدين ما هو أفضل للحامية بقدر ما أفعل |
| Sen de benim gibi ülkene önem veriyorsun. | Open Subtitles | انهم فقط يهتمون بخصوص البلد مثلما أفعل أنا |
| Klinik de benim, hastane de. | Open Subtitles | هذه عيادتي، والمستشفى لي أيضاً. |
| Sen de benim kardeşim gibisin. | Open Subtitles | أنت بمثابة الاخت لي أيضاً |
| Üstelik gecelik de benim. | Open Subtitles | والرداء لي أيضاً |
| Hatırlıyorum, siz de benim gibi rahatsız oldunuz. | Open Subtitles | أتذكر أنك كنت منزعجه بشأنهما مثلي تماماً |
| - Teşekkürler, Howard. İyi birisin. - Sen de benim en iyi arkadaşımsın! | Open Subtitles | شكرا يا هوارد انت جيد انت افضل صديق لى ايضا |
| Çünkü sen de benim kadar Koruyucu için en iyisini istiyorsun. | Open Subtitles | لأنه أعتقد أنك تريد ما هو أفضل للحامية بقدر ما أفعل. |
| Eğer bunalımdaysan, sen de benim yaptığımı yap ve bir şeyler yaz. | Open Subtitles | لو أنك مكتئب افعل كما أفعل أنا واكتب شيئاً |
| Sevişirken sen de benim kadar güçlü bir istek duyuyordun. | Open Subtitles | عندما مارسنا الحب لقد شعرت بالسعادة كما فعلت أنا |
| Sen de benim yerimde olsan aynısını yapardın. Herkes yapardı. | Open Subtitles | ستفعل نفس الشئ أيضاً إذا كنت مكاني ، أيّ أحد سيفعل |
| Ama sen de benim için aynısını yapar mısın? | Open Subtitles | لكن هل تستطيع أن تفعل نفس الشيء لي في عالمك أنت ؟ |
| Ve ne senin ne de benim onu öldürme amaçlı bu iğrenç saldırıyla bir ilgimiz yok. | Open Subtitles | أيضاً لا أنت ولا أنا لنا يد فى هذه المؤامرة الشنيعة لقتله |
| Siz de benim gibi biraz unutkansanız belki de çözüm bir çift kulaklık ve rahat bir kanepe olabilir. | TED | لذا، إذا كنتم مثلي كثيري النسيان. ربما يكمن الحل في وضع زوج من سماعات الأذن، والاستلقاء على سرير طري. |
| Yani, onu seviyorum ama o filmi görseydiniz siz de benim düşündüğümü düşünürdünüz. | Open Subtitles | أعني، إنّني أحبّها ولكن إذا شاهدت هذا الفيلم، ربّما ستفكّر بنفس ما فكّرت به. |
| Ve Umarım sen de benim gibi düşünüyorsundur dedim. | Open Subtitles | و لقد قلت لكِ أني أأمل أنكِ تشعرين بنفس الشعور بخصوصي |
| Sen de benim kadar iyi biliyorsun ki onların beraber olması doğru değil. | Open Subtitles | وانت تعلم كما انا اعلم أنهما ثنائى ليس مقدراً لهما أن يكونا سوياً |