| Deke, bak, tek söylediğim teknelerimden birine ne olduğu. | Open Subtitles | ديك ,انا اخبرتك بالذي قد حدث علي متن احدي قواربي |
| Deke, her şeyin iyi olacağını biliyorum. | Open Subtitles | ديك , انا متأكد من كل شئ سيكون على مايرام |
| Deke, bu bayanın sorusuna cevap verebilirsin. | Open Subtitles | ديك ربما تستطيع الإجابة عن سؤال هذه السيدة |
| Bu hafta sonu gidiyoruz. Deke'nin Mobile'da bir arkadaşı... | Open Subtitles | سنرحل فى نهاية هذا الأسبوع ديك عنده صديق فى محمول |
| Deke ile tanışmadan evvel yaptığım hiçbir şey onu incitmemeli. | Open Subtitles | ولا شيء فعلته قبل ان قابلت "ديك" يجدر ان يؤذيه |
| Deke gerçek Merküri 7 astronotlarındandır, bayanlar ve baylar. | Open Subtitles | ديك كان أحد أفراد طاقم ميركيري 7 |
| Ben Fra Mauro platoları için eğitildim, ve bu uçuş doktoru tam bir saçmalık, Deke ! | Open Subtitles | لقد تدربت على مرتفعات فرا مورو و هذا الطبيب اللعين ... ديك |
| Senin için çalışmama gerek olmazdı, Deke. | Open Subtitles | لما كنت مضطرا للوقوف أمامك يا ديك |
| İlk dalga geldi, Deke ve Slater öldü. | Open Subtitles | أول موجة وصلت قتل بها ديك و سلاتر |
| Deke geçen hafta eski kemanını yeni gelen birine satmıştı. | Open Subtitles | أتعرف (ديك)، لقد باع لوافد جديد كمانه القديم الأسبوع المنصرم. |
| Ama çocuk Deke'e filarmoni orkestrasında bir işi olduğunu söylemiş. | Open Subtitles | لكن غلامكَ قال لـ (ديك) أنّه يعمل في دار الأوركسترا. |
| Deke geçen hafta eski kemanını yeni gelen birine satmıştı. | Open Subtitles | أتعرف (ديك)، لقد باع لوافد جديد كمانه القديم الأسبوع المنصرم. |
| Ama çocuk Deke'e filarmoni orkestrasında bir işi olduğunu söylemiş. | Open Subtitles | لكن غلامكَ قال لـ (ديك) أنّه يعمل في دار الأوركسترا. |
| Pekâlâ, Deke'e ödevine yardım edeceğimi söyledim sen de bizimle takılabilirsin. | Open Subtitles | حسنٌ لقد أخبرت (ديك) أنّني سأساعد بواجباته، لذا يُمكنك التّسكع معنا. |
| Pek benim tarzım değil. Deke ile gitsen olmuyor mu? | Open Subtitles | ليس منظري الذي أفضّله، ألا يُمكنك فقط الذهاب مع (ديك). |
| Deke'le tanıştığında Almanya'da mı oldu bu? | Open Subtitles | والآن, هل كان هذا بـ ألمانيا حيث قابلتي "ديك"؟ |
| Sıradaki kişi İkinci Dünya Savaşı'nın en iyi pilotu Deke Slayton olacak. | Open Subtitles | طيار الحرب العالميه الثانيه "ديك سلايتون" سيكون التالي |
| Boşandım, Deke ile tanışmadan evvel yaptığım hiçbir şey onu incitmemeli. | Open Subtitles | أنا مطلقة ولا شيء فعلته قبل ان قابلت "ديك" يجب أن يؤذيه |
| Marge, Deke'in önünde uzaya çıkması için onlarca fırsat bulunacak. | Open Subtitles | "مارج" سوف يكون لدى "ديك" العديد من الفرص للذهاب إلى الأعلى, لا تقلقي |
| Ne senin ne de Deke'in yerinde gözüm var ama bazı zamanlar insanların başına bazı şeyler gelir. | Open Subtitles | أنا لا أحسد موضعك أو موضع "ديك" ولكن أحياناً الأمور تحدث |
| - Merhaba, Deke. Genç bayan kendini kesti. | Open Subtitles | - مرحبا ياديك ,هذه السيده جرحت نفسها |
| Ben ve Deke için. Kek dükkanımızda pasta okulu sınavına çalışacağız. | Open Subtitles | إنّه لي (وديك)، إنّنا ندرس أشياء مدرسة المُعجّنات في متجر الكعك. |