| İç ve dış dudakların düzeltilmesi anlamına gelen labioplasti, ergen kızlar arasında en hızlı büyüyen estetik ameliyatı. | TED | شفاه الفرج هو تهذيب شكل الشفرين الداخلين والخارجين، وهو الأسرع نموًا للعمليات التجميلية بين الفتيات المراهقات. |
| ergen kızlar âşık olduklarında öyle bakar çünkü. | Open Subtitles | نعم يا صاح ، تلك رؤية الفتيات المراهقات عندما يقعن بالحب |
| Tabii genelde ergen kızlar değil, eşcinsel erkeklerin kavgalarını biliyoruz. | Open Subtitles | بالطبع , عادة تحدث بين الشواذ وليس الفتيات المراهقات |
| ergen kızlar gibi başkalarının dertleriyle dalga geçmekten başka işiniz yok mu? | Open Subtitles | ألا يمكنكم العثور على أمر آخر لتفعلونه بجانب التطفل عن دراما حياة الآخرين وكأنكم فتيات مراهقات ؟ |
| Onlar, üç gündür internetsiz yaşayan ergen kızlar. | Open Subtitles | انهم فتيات مراهقات يسعيشون حياتهم خلال الثلالث ايام السابقة بدون انترنت. |
| Normalde ergen kızlar gibi sesim çatallandı diye benimle bir saat dalga geçerdiniz. | Open Subtitles | بالعادة ، كنت ستعطيني محاضرة لحوالي ساعة حول نغمة الصوت الشبيهة بالبنات |
| Normalde ergen kızlar gibi sesim çatallandı diye benimle bir saat dalga geçerdiniz. | Open Subtitles | بالعادة ، كنت ستعطيني محاضرة لحوالي ساعة حول نغمة الصوت الشبيهة بالبنات |
| İronik olarak ping pong oynadığın ergen kızlar da bunu yapıyor. | Open Subtitles | الفتيات المراهقات اللاتي يلعبن تنس الطاولة معك يفعلون ذلك على سبيل السخريه ! حسناً |
| Ama ergen kızlar esrarengizdir. | Open Subtitles | ولكن الفتيات المراهقات غامضات.. |
| Onunla nasıl baş edeceğimi bilmiyorum. ergen kızlar.. | Open Subtitles | الفتيات المراهقات .. |
| ergen kızlar hassas yaratıklardır. | Open Subtitles | الفتيات المراهقات حساسات |
| ergen kızlar dostum. | Open Subtitles | الفتيات المراهقات يارجل |
| ergen kızlar mesaj atar. | Open Subtitles | فتيات مراهقات يرسلن الرسائل |