| Bunun bedelini ödeyecek. Eric, biraz sağan doğra ve onları etle karıştır. | Open Subtitles | لن يفلت بهذا ، إريك قطِّع بعض البصل و اخلطه مع اللحم |
| Gerçekte daha önce çiğ etle hiç uğraşmadım, Stanley. | Open Subtitles | انا فى الواقع لم اتناول قط اللحم النىء من قبل يا ستانلى |
| etle baş edemiyor. Sadece cansız nesnelerle. | Open Subtitles | لا يمكنها التعامل مع اللحم يبدو أنها تعمل فقط على الجوامد |
| Bir daire yapardık, sınırları etle, kanla ve suyla çizilmiş. | Open Subtitles | كنا نصنع دائرة متحددة باللحم و الدم و الماء |
| Tüm bu iş görüşmelerinden tüm üzüntülerden sonra etle tıka basa dolmuş bir ağzı hak ediyorsun. | Open Subtitles | بعد كل تلك المقابلات بعد كل خيبات الأمل تستحق أن تنال فم منتصر ملئء باللحم |
| İşlenmiş etle aran nasıldır? | Open Subtitles | ما رأيكِ باللحوم الباردة ؟ |
| Bu yüzden canavarın etle beslendiğini düşünebiliriz. | Open Subtitles | لذا من المنطقي أنهٌ, أقتات على اللحوم, الآن |
| Ya da belki bir kısmını beyaz etle değiştirmek istersin. | Open Subtitles | أو لربما يمكنك مقايضتي ببعض اللحم الناعم الذي لديك |
| Kalkanla mızrağın, kılıç ve kemiğe denk gelmekle, etle kana bürünüp çarpışacağı o ana. | Open Subtitles | هذه المره تتسم بأشتباك الدروع بالرماح السيوف بالعظام و اللحم بالدم |
| Senin içini biraz etle doldurmak gerekiyor ortak. | Open Subtitles | اوه.نحن يجب علينا أدخال بعض اللحم فيك.حالاً |
| Son konserinde, Casey'in grubuna etle ödeme yapmışlar. | Open Subtitles | في أخر عرض لفرقة كيسي ,لقد دُفع لهم بشرائح اللحم |
| Tek yapmamız gereken etle ilgili seksi bir şarkı bulmak. | Open Subtitles | نريد فقط أن نآتي بأغنية تجمع بين اللحم والجنس. |
| etle sarılmış olan, fazladan bir porsiyon yenebilecek tek yemek. | Open Subtitles | إنّها الوجبة الوحيدة التي من الممكن فيها أن تحصل على جزء من اللحم الإضافي والذي هو بنفسه ملفوفٌ بلحم .. |
| Bakıcım eti körükte yaptıktan sonra oradaki etle değiştirdi ve sanki babam hile yapmış gibi göründü. | Open Subtitles | ثمّ طهت جدتي بعض اللحم عليه واستبدلته حتى يبدو كما لو أن والدي غشّ |
| Hepsi de aynı. Senin gibi etle beslenen haşareler ile dolu. | Open Subtitles | جميعهم مثل بعض آفات مثلك تتغذى على اللحم |
| etle sarılıyım. Ama zaten hepimizin isteği şey bu. | Open Subtitles | أنا أشعر باللحم ولكن هذا ما نرغب به كلنا هنا |
| Iyy! etle dolu sandviç. | Open Subtitles | مقرف ، هذه الشطيرة مليئة باللحم |
| Eh, belki de bir torba dolusu etle gelen bir kız gördüğü için sevinmiştir. | Open Subtitles | -يبدو أنه سعيد أنه رأي فتاة و معها حقيبة مليئة باللحم |
| Bu kokuşmuş, pis, götü boklu adam etle ilgilenmiyordu. | Open Subtitles | ذلك الوغد الحقير لم يكن مهتما باللحم. |
| Bu iskeleti etle kapladık... | Open Subtitles | إذن لقد غطينا الهيكل العظمي باللحم |
| Bağırsaklarım etle dolu. | Open Subtitles | لدي قولون محمل باللحوم. |
| İşlenmiş etle beslenmeye alışkın olan bazı Natesville'liler sakinliklerini kaybetmeye başladılar. | Open Subtitles | بعض المواطنين من ناشفيل اعتادوا علي الحمية الثقيلة من اللحوم المجهزة للغذاء بدأوا في أن يفقدوا رباطة جأشهم |