| Bilim hiç tartışmasız hayatlarımızı daha parlak, uzun ve sağlıklı hale getirdi. | TED | تمكن العلم بلا شك من جعل حياتنا أكثر نوراً، وأطول، وصحية أكثر |
| Ve herşeyden öte, bir şekilde alıştığımız politik korku, hayatlarımızı sardı. | TED | ومعظم هذا، نوع من التطبيع مع الخوف السياسي الذي غزا حياتنا. |
| Ama köyümüzün başına yüzyıllardır geldiği gibi hayatlarımızı yeniden kurduk. | Open Subtitles | ولكن ، كما حدث لقريتنا لقرون عديدة اعادنا بناء حياتنا |
| Benden ve arkadaşlarımdan hayatlarımızı bir yalan için riske atmamızı istedin. | Open Subtitles | لقد طلبتِ منّا أنا وأصدقائي بأنْ نخاطر بحياتنا بناءً على كذبة |
| Teal'c Apophis'in hizmetindeydi ama hayatlarımızı kurtardı ve kaçmamıza yardım etti. | Open Subtitles | تيلك كان في خدمة ابوفيس ولكن انقذ حياتنا وساعدنا على الهرب |
| Kimse bizden savaşmamızı istemiyor, biz kendimiz hayatlarımızı ortaya koyuyoruz. | Open Subtitles | لا أحد يطلب منا الخروج للقتال ووضع حياتنا علي المحك |
| Benim derin saygılarımı da kayda ekle. O hayatlarımızı kurtardı. | Open Subtitles | لو أن احترامي له يهم، فاعلم أنه قد أنقذ حياتنا |
| Her yeni gün, çok az zamanımız kaldığı ve ölenlere saygımızı göstermek için, hayatlarımızı dolu dolu yaşamamız gerektiği gerçeğiyle yüzleşiriz. | Open Subtitles | اننا كل يوم نقابل نفس الحقيقة , ان حياتنا هنا قصيرة ولتشريف السابقين , يحب ان نعيش حياتنا على اكمل وجة |
| Böylesine minicik şeylerin kocaman bir karanlık getirmesi çok şaşırtıcı ve hayatlarımızı değiştirmesi. | Open Subtitles | كم هي غريبة تلك الأشياء الصغيرة يمكن أن تجلب شراً هائلاً وتغيير حياتنا |
| hayatlarımızı mümkün olduğunca çok seksi kadın tavlamaya adadık biz. | Open Subtitles | نحن نكرّس حياتنا لإلتقاط أكبر عدد مُمكن من النساء المُثيرات. |
| Bu proje hayatlarımızı tehlikeye attı o yüzden içten içe biliyordum ki kızım Ben'in yanında daha güvenli olacaktı. | Open Subtitles | لقد وضع هذا المشروعُ حياتنا جميعاً على المحك لذلك أعلمُ من صميمِ قلبي بأنَّها ستكونُ بأمانٍ أكثر مع بين |
| Her şeyi mahvettiğini ve hayatlarımızı cehenneme çevirdiğini kabul et artık. | Open Subtitles | ياصاح, اعترف فحسب بأنك خرّبت الأمر بأكمله وحولت حياتنا لجحيمٍ مشتعلة |
| Madem hayatlarımızı bu şarkının üzerine kuruyoruz, en azından kanıt görmek hoş olmazmıydı. | Open Subtitles | طالما أحنا بنبني حياتنا على الأغنية دي المفروض يعني يكون فيه دليل دليل؟ |
| hayatlarımızı normale döndüreceğiz. Bu küçük bir aile sırrı olacak. | Open Subtitles | سنعيد حياتنا إلى طبيعتها، سيكون لدينا هذا السر العائلي الصغير |
| Şüphesiz, hayatlarımızı birçok yönden değiştiren etkili, önemli bir an. | TED | لقد كانت لحظة محورية .. فقد غيرت حياتنا في عدة مناحي |
| En başarılı teknoloji yoldan çekilip hayatlarımızı yaşamamızı sağlar. | TED | وبعض اهم التكنولوجيات .. تدخلت لكي تحسن حياتنا .. وتساعدنا .. وتزيد من كفاءة معيشتنا .. |
| Bize hayatlarımızı ve kaderlerimizi en iyi umut ve arzularımız doğrultusunda yansıtmamız için verildi. | TED | ومتروكة لنا لتشكيل حياتنا ومصائرنا لتعكس أفضل آمالنا وتطلعاتنا. |
| Aslında kâinatı kuşatan gelecek şimdiki hayatlarımızı kontrol ediyor olabilir. | Open Subtitles | في الحقيقة، مستقبل الكون بأكمله قد يكون يتحكم بحياتنا الآن. |
| Hepimiz hayatlarımızı tehlikeye attığımızı biliyorduk- öğretmenler, öğrenciler ve anne babalarımız. | TED | كلنا كنا نعلم أننا نخاطر بحياتنا المعلمين والطلاب وكذلك آبائنا |
| hayatlarımızı karşılaştırıyoruz, geçmişimizdeki ufak değişiklikleri bulmaya çalışıyoruz. | Open Subtitles | انظر,اجلس,نحن نستعيد ذكريات حياتنا نحاول معرفة الاختلافات الصغيرة بين حيواتنا |
| insanlığı ve hayatlarımızı ellerine teslim etmemizin karlılığı bu mu yani? | Open Subtitles | ،علينا أن نعهِد لك بالعالم ،البشرية، و أرواحنا و هكذا تُكافِئُنا؟ |
| aslında ne kadar muhteşem bir armağan olabileceğini, hayatlarımızı nasıl yaşadığımıza dair nasıl çarpıcı bir içgörü olabileceğini fark ettim. | TED | ثم أدركت أن هذه التجربة هي هبة رائعة يمكن أن تحدث، يا لها من سكتة للبصيرة عن كيفية عيشتنا لحياتنا. |
| Güçlerimizi kullanıyorlar, kardeşliğimizi hayatlarımızı, öldürebilelim diye. | Open Subtitles | إنهم يستخدموننا للحصول على قوانا وقوى الأخوات أيضاً وحياتنا هذه كلها أصبحت هكذا من أجل أن نستطيع أن نقتل |
| hayatlarımızı tehlikeye atma yanlısıyım. Yarım yamalak bir karşılaşmayı kabullenmem. | Open Subtitles | إنّي أصرّ بوضع حياتينا على المحكّ، لأنّي لا أقبل بأنصاف القتالات. |
| Daha fazla zarara uğramadan hayatlarımızı yaşayabilecek miyiz görelim. | Open Subtitles | دعنا نرى اذا كان يمكننا ان نخوض هذا الى نهاية ارواحنا بدون اية خسائر اضافية |
| Biz, kızılderililer için bir değişim gerçekleştirebilmek adına hayatlarımızı ortaya koyduk, ya ölürüz ya da yaşarız. | Open Subtitles | راهنا بأرواحنا على النجاح. للهنود ألأمريكان ، أما أن نعيش أو أن نموت |
| Özgürlüğümüzü ve hayatlarımızı daha güzeli için tehlikeye mi atacaksın? | Open Subtitles | أنت مستعد للمجازفة بحريتنا وحيواتنا لأجل فرصة لإختيار زوجة أجمل؟ |
| Asıl sorun birlikte olmamızın hayatlarımızı zorlaştırması. | Open Subtitles | المشكله ان هذا لم يكن قدرا ولكنك تحاولين جعله قدرا |