| Fındık kıracak kadar ağır. | Open Subtitles | يصلح ليكون كسارة جوز. |
| Fındık kıracak kadar ağır. | Open Subtitles | يصلح ليكون كسارة جوز. |
| Fakat aklıma kafatasını kıracak kadar ağır PVC kaplı bir şey gelmiyor. | Open Subtitles | لَكنِّي لا أستطيعُ التَفكير بأيّ شئ مصنوع من البلاستيك الثقيل يكفي لكسر في الجمجمة |
| Dondurmayı severler... Ama hiç karaciğeri kıracak kadar soğuk bir dondurucu görmedim. | Open Subtitles | لكن لم أرَ أبداً مُجمِّداً بارداً بما يكفي لكسر كبد. |
| Bazı kemikleri kıracak kadar sert, belki de sol dizi. | Open Subtitles | قاسياً لدرجة تكفي لتحطيم بعض العظام ربما أيضاً ركبة يسرى |
| Kemik kıracak kadar sert. | Open Subtitles | قاسياً لدرجة تكفي لتحطيم بعض العظام ربما أيضاً ركبة يسرى |
| Buzu kıracak kadar. Selam, ben Fred Searing. Nasılsınız? | Open Subtitles | -ما يكفي لكسر الجليد، مرحباً أنا (فريد سيرينج ). |