| Bu biraz Karışık bir durum. Görüyor olduğu ortada ama. | Open Subtitles | الأمر معقد بعض الشيء من الواضح أنه يستطيع الإبصار |
| Karım hayatta olabilir. Karışık bir durum. | Open Subtitles | زوجتي قد تكون على قيد الحياة الأمر معقد.. |
| Biraz Karışık bir durum, ben de farkındayım. Ama konuya odaklanın Iütfen. | Open Subtitles | لن انكر، الأمر معقد ولكن حاولي ان تتذكري.. |
| Karışık bir durum. Konuşabilir miyiz? | Open Subtitles | الأمر مُعقد, هل نتحدث عنه الأن ؟ |
| Harry, bu; hayal edebileceğinden çok daha Karışık bir durum. | Open Subtitles | هاري, أن الأمر معقّد أكثر بكثير مما تتخيّله |
| Karışık bir durum ama aslında seni çok iyi anlıyorum | Open Subtitles | إن هذا أمر معقد جدا أنا ببساطة لن أكون أفضل أم فى العالم |
| - Karışık bir durum. | Open Subtitles | - هو معقّدُ. |
| Ve tarama sonuçlarının gösterdiğine göre tamamen yetişkin durumda. Çok Karışık bir durum. | Open Subtitles | و رغم هذا أجهزتنا تشير أنه بالغ و مكتمل النمو هذا محير للغاية |
| - Bu Karışık bir durum. | Open Subtitles | أنها مسألة معقدة. |
| - Bir kısmı. Karışık bir durum, belki de oraya gitmemeliyim. | Open Subtitles | جزء منها، الأمر معقد ربما لا يجب أن أذهب هناك |
| - Karışık bir durum, Sayın Başkan. | Open Subtitles | ماذا تقول؟ الأمر معقد سيدي الرئيس |
| Ondan daha Karışık bir durum! Bunu biliyorsun. | Open Subtitles | الأمر معقد أكثر من هذا تعرفين هذا |
| Çünkü bu Karışık bir durum, aslında. | Open Subtitles | حسناً , إنه الأمر معقد , في الحقيقة |
| Seninle gelmeliyim. Hayır, Karışık bir durum. | Open Subtitles | ـ يجب أن أذهب معكِ ـ كلا، الأمر معقد |
| Karışık bir durum. | Open Subtitles | الأمر معقد الأمر معقد |
| Bu Karışık bir durum. | Open Subtitles | إن الأمر مُعقد. |
| Karışık bir durum ama eğer benimle gelirsen açıklayabilirim. Sadece bana güvenmeni istiyorum. | Open Subtitles | الأمر معقّد لكنْ أستطيع تفسيره إنْ رافقتني أريدكِ أنْ تثقي بي وحسب |
| Karışık bir durum. | Open Subtitles | حسناً,إنه أمر معقد |
| "Karışık bir durum." | Open Subtitles | "هو معقّدُ." |
| Yine de, birazcık da olsa Karışık bir durum olmalı. Bir şeyler hissediyorsundur. | Open Subtitles | رغم هذا هو محير بعض الشيء أنت مرتبطة بهذ الشعور |
| - Karışık bir durum. | Open Subtitles | --- إنها مسألة معقدة |
| Küçük görmeni anlıyorum ama bu biraz Karışık bir durum. | Open Subtitles | أتفهم استنكافكِ، ولكن هذا وضع معقد |
| Bu çok Karışık bir durum, sen elinden geleni yaptın. | Open Subtitles | وهدا موقف معقد جدا، وأنت تبذلين ما بوسعك |
| Biraz daha Karışık bir durum ama, evet. | Open Subtitles | أجل، أظن هذا، الأمر أكثر تعقيداً من هذا، ولكن أجل. |
| Karışık bir durum olduğunu söylemiştim. | Open Subtitles | اقول ان الامر معقد |
| Karışık bir durum,dostum. | Open Subtitles | انه معقد يارجل؟ |
| Sadece... yapamam. Bu Karışık bir durum. | Open Subtitles | - لا يمكنني فحسب الوضع معقّد - |
| Ya da bundan daha Karışık bir durum olabilir. | Open Subtitles | او قد يكون الامر اكثر تعقيدا من ذلك |