| Yakında hava da kararacak ve çok soğuk olacak. | Open Subtitles | سيعم الظلام بعد قليل، والبرد سيكون شديدا |
| Yakında hava kararacak. Yarın sabah ilk iş dağcıları yollarız yukarıya. | Open Subtitles | سوف يحل الظلام قريباَ سنرسل المتسلقين مطلع الصباح التالي |
| Zaten akıntı herşeyi götürüyor. Birazdan hava da kararacak. | Open Subtitles | التيارِ يحرك كُلّ شيء و سيحل الظلام قريباً |
| Geç kaldınız teğmen. Yarım saat sonra hava kararacak. Bazı sorunlar çıktı efendim. | Open Subtitles | لقد تأخرت ، سيحل الظلام بعد نصف ساعة لقد كان لدينا شقة خارج النطاق ، سيدى |
| Çarpmanın yarattığı toz bulutu ile bir hafta içinde gökyüzü kararacak ve dünya iki yıl boyunca karanlıkta kalacaktır. | Open Subtitles | خلال أسبوع ستظلم السماء بسبب الغبار الذرى ستبقى لمدة عامان |
| Ben size oyalanmadan dosdoğru gelin demedim mi? Neredeyse hava kararacak. Bak. | Open Subtitles | ألم أقل لك أن تأتي للبيت فوراً الظلام على وشك الهبوط |
| İlgilenir misiniz bilmem ama yarım saat sonra hava kararacak. | Open Subtitles | لا أدري ان كنت تهتم ولكن سيحل الظلام بعد نصف ساعة |
| Güneş soğuyacak, gezegenler kararacak, insan soyu tükenecek. | Open Subtitles | ستبردُ الشَمس، و تدخُل الكواكِب في الظلام و سينقرِض الإنسان |
| Yakında hava kararacak. Burada onunla kal. Ben saklanma yerini bulacağım. | Open Subtitles | سيحل الظلام قريبا ابقي هنا بجانبه, سأجد الساتر |
| Ama hemen öğrenmemiz lazım. Bir kaç saat içinde hava kararacak. | Open Subtitles | ولكننا يجب ان نكتشف باقصي ما بسرعتنا سيحل الظلام بعد عدة ساعات قليلة |
| 20 dakika sonra hava kararacak ve onu almak için gelecekler. | Open Subtitles | سيخيّم الظلام بعد 20 دقيقة تقريباً وسيعودون في أثره حينها |
| Yaralısın, birazdan hava kararacak, kardeşin muhtemelen iyidir. | Open Subtitles | أنت مصاب، وسيحل الظلام قريباً ربما هي بخير |
| Çünkü bugünden sonra hayatın kararacak. | Open Subtitles | لأن من اليوم الحياة الخاصة بك وسوف تكون في الظلام. |
| Daha iyi. İyi, çünkü yakında hava kararacak. | Open Subtitles | ـ يتحسن ـ جيد، لأنه سوف يحل الظلام قريباً |
| Yakında hava kararacak bu yüzden çalılıklarda saklanıyor olabilir. İyice bakıp sonra yukarı gelin. | Open Subtitles | سوف يحل الظلام لذا قد يختبأ بالأدغال ، لذا لاتفوتوا اي مكاناً للبحث |
| İşaret fişeği de atmadılar. Yakında hava kararacak. Evet. | Open Subtitles | . ولا شعلات ضوئية , سوف يحل الظلام قريباً |
| Hava kararacak ve o insanlarla kalmasını istemiyorum. | Open Subtitles | سوف يحل الظلام قريباً، ولا أريده أن يكون بمفرده مع هؤلاء الأشخاص. |
| Hava birazdan kararacak. | Open Subtitles | دعونا نجد تلك المدينة سوف يحل الظلام قريباً |
| Herkes oturunca hava kararacak. | Open Subtitles | سيحلّ الظلام عندما تنتهي من ترتيب الحضور |
| Neredeyse bitirdik. Zaten birazdan hava kararacak. | Open Subtitles | أوشكنا على الانتهاء ستظلم قريبا على أي حال |
| llgilenir misiniz bilmem ama yarım saat sonra hava kararacak. | Open Subtitles | انا لا اعلم لو انك تهتم ام لا. ولكن بعد نصف ساعه سيصبح المكان مظلما |
| Dünkü gibi birdenbire kararacak herhalde. | Open Subtitles | سوف يهبط فجأةً كما حصل البارحة -ثم سيحل الليل |
| Kayıp bir kız ve 100 kilometre karelik orman ve az sayıda adamım var ve bir iki saat içinde hava da kararacak. | Open Subtitles | لدى فتاة مختفية، 100 متر مربع من الغابات، بدون عدد رجال كافى و فى خلال ساعتين سيظلم المكان |