| ...O da... aşkın, müzikle aktarılması ile ve ayak alıştırması ile güzelleştiğidir. | Open Subtitles | .. أن الحب يأتي حاملاً معه الموسيقى و أنه يأتي خطوة بخطوة |
| Ve şimdi de Ellen'ı sevdiği müzikle anmak için karşınızda Bay Kenny G. | Open Subtitles | والآن مع الموسيقى المقدّمة لها.. أحد المؤدّين المفضّلين لدى إيلين.. السيّد كيني جي. |
| Aslında, tamamı ahenksiz ve müzikle hiç ilgisi yok gibiler. | TED | في الحقيقة انها تبدو ابحاث متعلقة بشيء غير الموسيقى وهي تفتقد تماماً الفكرة الاساسية عن الموسيقى |
| Orada topu aldığım zaman sanki müzikle hareket ediyor gibiyim. | Open Subtitles | عندما أكون مع الكرة هنا كما لو أني أستمتع بالموسيقى. |
| Şiirlerimi müzikle birleştirme çabaları daha önce berbat sonuçlanmıştı. | TED | محاولات وضع موسيقى علي قصائدي كانت كارثية، في جميع الأحوال. |
| Şimdilerde görsel sanatlar üzerine yoğunlaşıyorum, ama müzikle ilgili iki örnek vermek isterim. | TED | دعونا نترك قليلاً الفن البصري سوف اعطيكم مثالين عن الموسيقى |
| Böylece, bu tuhaf TV programı ile birlikte insanların oturma odalarının bir parçası olmamıza izin verildi. müzikle, doğayla ve insanlarla | TED | إذن سُمح لنا أن نكون جزء من غرفة الجلوس لدى الناس بهذا البرنامج التلفزيوني الغريب، من خلال الموسيقى والطبيعة والناس. |
| Ailemin bulunduğu topluluktan bazı erkekler, bir kadının müzikle uğraşmasının ve medyada olmasının kabul edilemez ve onursuzca olduğunu söylüyorlardı. | TED | شعر بعض الرجال في مجتمع والدي أن ذلك أمر غير مقبول ومخز بالنسبة لامرأة أن تشارك في الموسيقى وتتواجد في وسائل الإعلام. |
| Kollarını sallarlar, sadece kendi duyabildikleri bu müzikle tepinirler. | TED | يحركون أيديهم، ويحركون أرجلهم مع الموسيقى التي يسمعونها هم فقط. |
| Ve biliyorsunuz, çocuğu olanlarımız çocuklarının müzikle ilgilenmesini isterler. | TED | وأنتم تعرفون، من لديه اطفال يريداطفاله أن يأخذوا دروس الموسيقى. |
| Ve anladım ki, ansiklopedik bir müzik bilgisi dışında aynı zamanda kişisel düzeyde de müzikle ilişkiliydi. | TED | وقد أدركت حينها ليس فقط أنه موسوعة معلومات موسيقية إنما أنه أيضاً مرتبط إلى كل تلك الموسيقى بصورة شخصية ومباشرة |
| Evet. Bu şekilde müzikle oldukça içli dışlı olacaksınız. | Open Subtitles | نعم، بهذه الطريقة ستنسجمين بشكل كامل مع هذه الموسيقى |
| Evet, müzikle desteklenirse. | Open Subtitles | بالتأكيد. خصوصا بإضافة الكثير من الموسيقى الخلفية. |
| müzikle ilgilendiğinizi bilmiyordum. | Open Subtitles | لم أكن أعرف بان تلك الموسيقى أثارت أهتمامك. |
| Siz de bugün, beni gördüğünüzde kulaklarım müzikle doldu gök gürledi, şimşekler çaktı diyorsunuz. | Open Subtitles | واليوم ,انت تقول لى ان الموسيقى ملأت اذنيك عندما رايتنى.. وان السماء امتلأت بالبرق و الرعد ؟ |
| Şehirler heyecanla dolu, sesle dolu, müzikle dolu olmalı. | TED | ينبغي أن تكون المدن مليئة بالاهتزازات ، بالصوت ، بالموسيقى. |
| Herkes sakin olsun, dans ve müzikle eğlenmenize bakın. | Open Subtitles | إذن ليهدأ كل شخص . و إستمتعوا بالرقص و بالموسيقى |
| Yapacaksın ayrıca programı klasik müzikle başlatacaksın! | Open Subtitles | إفعل هذا وسأجعلك تبدأ العرض بالموسيقى الكلاسيكية |
| Ben müzik olmadan kartpostal bile yazamam. Merak etme, müzikle bile yazamıyorsun zaten. | Open Subtitles | انا حتى لا استطيع كتابة بطاقة بريدية دون موسيقى |
| # Kalplerimizdeki müzikle # # Karanlık Kraliçe'yi yeneriz bile# | Open Subtitles | {\cH92FBFD\3cHFF0000}بموسيقى قلوبنا سنهزم الملكة الشرّيرة |
| Ama bu müzikle bize harika bir miras bıraktı. | Open Subtitles | ..... لكنه ترك لنا ميراثاً رائعاً فى موسيقاه |
| Aslında programlanabilir makine fikri 700 yıl boyunca müzikle ayakta tutuldu. | TED | في الحقيقة، فكرة الألات القابلة للبرمجة بقيت حيّة حصرياً علي الموسيقي لحوالي 700 سنة. |
| Senin yeniden müzikle tutkulu olduğunu görmek güzel. | Open Subtitles | من الجميل رؤيتك.. شغوفاً جداً بشأن موسيقاك مجدداً |
| Bebeğin babası müzisyen ve onun müzikle dolu bir evde büyümesini çok isterim. | Open Subtitles | والد الطفل موسيقي و احب ان اعرف انه سوف يترعرع في منزل موسيقي |
| Çok yüksek müzikle bir parti yapıyorlar ve uzun zamandır devam ediyor. | Open Subtitles | اقاموا حفلة بموسيقي صاخبة جدا هذا كان منذ زمن استمعي |
| Hayır, bir şüpheli kaçtı. Bizi müzikle vurup onu kaçırdılar. | Open Subtitles | لا لقد فقدنا مشتبها به للتو لقد ضربونا بالموسيقي وفقدناه |
| Kıvılcımı göster. Bulutlarda müzikle dans et! | Open Subtitles | كما تعرفين، أغرائي مثل الرقص مع الموسيقا |