| Böyle olmasını istemedim, ama parayı istedim. | Open Subtitles | .لم أقصد أن يحدث هذا. لكنني سعيت وراء المال |
| Çok üzgünüm efendim, böyle olmasını istemedim. Sanırım o kadar da kötü değil. | Open Subtitles | آسف سيدي ، لم أقصد أن أخطئ لا أظنها خطيرة |
| Josette'in de tek çocuk olmasını istemedim. | Open Subtitles | و لمعلوماتك، لم أكن أريد أن تبقى جوزيت وحيدة |
| Bana o soruları sorduğunuzda dondum ve Carlos'un yaptıkları yüzünden ona birşey olmasını istemedim. | Open Subtitles | وعندما سألتني تلك الأسئلة تجمدت لم أُرد أن يحدث لها مكروهاً بسبب أفعال كارلوس |
| Ve karımı senin karından uzak tutmaya çalıştım. - Bunların hiçbirisinin olmasını istemedim. | Open Subtitles | حاولت إبعاد زوجتي عن زوجتك لم أشأ حدوث أيّ من هذا |
| Federallerin bu diyalogtaki tek ses olmasını istemedim. | Open Subtitles | أنا لم أرد أن يكونَ للسّلطات الفيديراليّة الصوتُ الوحيد في الحوار. |
| - Sanmıyorum. - Bunun olmasını istemedim. | Open Subtitles | لا اعتقد ذلك لم أرد أن يحدث هذا |
| Ve benden duyduğunuz son şeyin hiç solo alamadığım konusunda rahatsız edici bir yorum olmasını istemedim. | Open Subtitles | ولم أرد أن يكون آخر شيء تسمعونه مني هو تعليق سخيف بشأن عدمي حصولي على الأغاني الفردية. |
| Böyle olmasını istemedim ama sonra sana aşık olmaya başladım. | Open Subtitles | لم اقصد ان يحدث كل هذا لكن حينها بدأت في الوقوع في حبك |
| Bak, ben öyle olmasını istemedim. | Open Subtitles | انظرى, لم أقصد أن تذهب الأمور الى هذا الحد |
| Bunların hiçbirini olmasını istemedim. İşler nasıl böyle kontrolden çıktı bilmiyorum. | Open Subtitles | لم أقصد أن يحدث أي من هذا لا أعرف كيف خرجت الأمور عن السيطرة |
| Teklif etmedim istememiştim çünkü o şekilde olmasını istemedim. | Open Subtitles | لم أقصد أن أتقدم للخطبة لأنني لم أرد أن تحدٌث بهذا الشكل |
| Bunun olmasını istemedim ama onlara güvenemedim. | Open Subtitles | لم أكن أريد لهذا أن يحدث، ولكن أنا لا يمكن أن نثق بهم. |
| Bunun olmasını istemedim ama bu araştırmayla, beyin fonksiyonlarını engelleyen hastalığı yok edebiliriz. | Open Subtitles | لم أكن أريد أن يحدث هذا ولكن بهذا البحث ، نستطيع عميلا أن نقضى على مرض تلف المخ |
| olmasını istemedim. Şansıma sadece öpüştük. | Open Subtitles | لم أكن أريد لذلك أن يحدث أنا محظوظة بأن الموضوع توقف عند القبلة |
| Bunun olmasını istemedim ama oluverdi işte. | Open Subtitles | لم أُرد لهاذا أن يحدث، لكنه حدث |
| Bunun olmasını istemedim ama oluverdi işte. | Open Subtitles | أنا لم أُرد لهذا أن يحصل لكنه حصل |
| Söylemedim çünkü böyle bir şeyin olmasını istemedim. | Open Subtitles | لأنني لم أشأ أن تؤول الأمور إلى هذا. |
| Çünkü ben bunun doğru olmasını istemedim. | Open Subtitles | - لأنني - ماذا؟ أنا لم أرد أن يصبح الأمر حقيقة |
| Evet, Müdire Victoria'nın kovulmasını istedim ama bunların hiçbirinin olmasını istemedim! | Open Subtitles | أجل، اردت أن يتم طرد المديرة (فكتوريا) ولكنني لم أرد أن يحدث اي من هذا! |
| Anlarsın ya? Ayrıca Leslie bir ilişkiden daha yeni çıktı ve ben de Justin'in onun eski sevgilisinin acısını atacağı bir adam ya da öyle bir şey olmasını istemedim. | Open Subtitles | بالإضافة إلى أن (ليزلي) خرجت للتو من علاقة ، لذا لم أرد أن يكون (جاستن) طفرتهـا للرجوع للمواعدة |
| Bunun olmasını istemedim, yemin ederim. | Open Subtitles | لم اقصد ان يحدث ذالك.. اقسم لك |