| Robotun hâlâ orada olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لا نعلم إن كانت وحدة الإستطلاع لا تزال موجودة |
| Adamın aksanının bile gerçek olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نعلم إن كانت هذه اللكنة حقيقية. |
| ClA'dan olup olmadığını bilmiyoruz. Ama muhtemelen öyle. | Open Subtitles | نحن لا نعرف إن كان عميلا للمخابرات دعونا نأخذ ذلك فى دائرة الإحتمال |
| Üzerinde olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لسنا متأكدين من أنه سيتجه إليه ، إنها خدعه |
| Henüz bu gezegenin Dünya özelliklerine sahip olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لا نعلم إن كان لهذا الكوكب صفاتٌ أخرى تشبه الأرض |
| Dikkatli ol Pete. Onda olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | كن حذرا يا (بيت), نحن لا نعلم إن كانت بحوزته |
| Ayrıca Hetty'nin hâlâ orada olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | ومازلنا لا نعلم إن كانت " هيتي " هناك |
| Padma'nın hâlâ hayatta olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لا نعلم إن كانت (بادما) لا تزال على قيد الحياة |
| Marie Fontenot ile bir bağlantısı olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لا نعلم إن كانت هناك صلةلهذهالقضية.. 326 (بقضية( ماريفونتنوت.. |
| Daha bebek olup olmadığını bilmiyoruz. Yani daha erken. | Open Subtitles | نحن لا نعرف إن كان طفلاً بعد أعنى, إن الوقت مبكر على هذا |
| Daha bebek olup olmadığını bilmiyoruz. Yani daha erken. | Open Subtitles | نحن لا نعرف إن كان طفلاً بعد أعنى, إن الوقت مبكر على هذا |
| Burada onu izlememezi sağlayacak birşey olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لسنا متأكدين تماما من أن أى شىء نستخدمه قد يساعدنا فى تعقبه |
| Henüz ortada suç olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لسنا متأكدين على وجه اليقين إن كان هناك حادثاً مدبراً. |
| Yanında biri olup olmadığını... ya da hayatta olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نعلم إن كان أي أحد هنا معها أم لا أو حتى إن كانت ميتة أم لا لكن إن كانت حية |
| Hayatta olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | ولا نعلم إذا ما كان على قيد الحياة أم لا |
| Oğlunuzun uyuşturucuyla kişişel sorunları olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | تشاك: نحن لا نعرف أن ابنك كانت لديها مشاكل شخصية مع المخدرات. |
| Ve her halükarda bunun Angie olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | وعلى كل حال, نحن لا نعرف إذا كانت هى أنجى |
| Bir cinayet olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لسنا واثقين من أنها جريمة قتل |
| Oradan büyük bir şey aldıklarını biliyoruz, ancak Whitehall olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن نعلم انهم اخذوا شيئاً كبيراً هناك "و لكننا لا نعرف إذا ما كان "وايتهال |
| Bir destek planı olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | لا نعرف إن كانت لديه خطة بديلة. |
| Becker bekle. Henüz güvenli olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | تمهل يا (بيكر)، لازلنا لا نعرف إن ما كان من الآمن لنا الخروج |
| Orada kıpırdayan hiçbir şey görmüyoruz, kurtulan olup olmadığını bilmiyoruz. | Open Subtitles | نحن لا نرى أي شيء يتحرك هناك نحن لا نعرف حتى إذا كان هناك أحياء |
| Bu işle ilgisi olup olmadığını bilmiyoruz ama onu içeri alın. | Open Subtitles | لا نعرف لو كان مُتورّطاً، لكن اجلبه للمركز. |