| Asıl plan büyük ihtimalle Dusty'nin kaseti Gale'in infazından sonra ortaya çıkarmasıydı. | Open Subtitles | تعرف، الخطّة الأصلية كانت من المحتمل لداستي لإصدار الشريط بعد إدانه غايل |
| Elimden her iş gelmez, plan yapmakta da iyi değilimdir. | Open Subtitles | براحتك لست بارعاً بالأعمال اليديوية، ولست جيداً في رسم الخطط |
| Bir kaç saatte 38 real kazandıracak en iyi plan buydu. | Open Subtitles | كانت ذلك أفضل خطّة للحصول على 38دولاراً في غضون بضعة ساعات |
| Evet, bu gece için plan yapmıştık, o yüzden acele etsek iyi olur. | Open Subtitles | نحن في الواقع لدينا خطط الليلة . لذلك نحن على عجلة من أمرنا |
| İyi bir plan ama McAllister'ların sahip olduğu her şeyi riske atıyordu. | Open Subtitles | و هي خطه جيدة, لكنها تتضمن تجميع الباقي من الثروة المتبقية للعائلة |
| Önceden plan yapmak, odamı boyamak, duvarlara resim asmak gibi şeyler. | Open Subtitles | مثل التخطيط للمستقبل و دهان غرفتي و وضع صور على الحائط |
| Yani, plan buydu. Bunları daha fazla sanat eseri yapmak için sonsuza dek tekrar tekrar kullanmak ve toplumu çevre sanatı yapımına dahil etmek. | TED | وهذه هي الخطة لاستعمالها وإعادة استعمالها بلا نهاية لصنع أعمال فنية أكثر وضم المجتمع لصناعة الفن البيئي |
| plan B. Yukarı çıkarsın ve o altın kuleyi yok edersin. | Open Subtitles | الخطه البديله , انت تذهب الى الاعلى وتفجر هذا البرج الذهبى |
| Öyleyse, Sanırım Johnny işin dışındaysa, senin plan da öyle. | Open Subtitles | لذا، اعتقد اذا جوني وتضمينه في الخروج، وذلك هو خطتك. |
| - Hayır. plan, üvey aileyi aramaktı. | Open Subtitles | كلاّ، الخطّة كانت مهاتفة الوالدين بالتبنّي |
| Ayrıca o ayrıntılı plan bir yana normal bir hırsızdan bir farkın yok. | Open Subtitles | وبعد تلك الخطّة المُفصّلة، لم تكُن أكثر من مُجرّد لصٍّ عاديّ. |
| "Savaş sahasında plan işe yaramaz" diye eski bir söz vardır. | Open Subtitles | هناك مقولة في الحرب بأن الخطط لا تنجو في ميدان المعركة |
| Mükemmel bir plan olsa da kusursuz bir sonuç beklemeyeceksin. | Open Subtitles | رغم أن أحسن الخطط لا يمكن أن تضمن تنفيذاً سليماً. |
| Yeni plan beyler. Ölenleri yakın önce, kamyoneti sonra boşaltırsınız. | Open Subtitles | إليكم خطّة جديدة يا رفاق، لنحرق الموتى ونفرّغ الشاحنة لاحقًا. |
| Yeni plan beyler. Ölenleri yakın önce, kamyoneti sonra boşaltırsınız. | Open Subtitles | إليكم خطّة جديدة يا رفاق، لنحرق الموتى ونفرّغ الشاحنة لاحقًا. |
| Şu anda mantıklı bir plan yapacak durumda değilsin sen. | Open Subtitles | انت لست في الموقف الذي يمكنك ان تعمل به خطط |
| Bunu, arkadaşlarınızla plan yapıp o planlara uyarak ve partnerinizi de bunun için cesaretlendirerek yaparsınız. | TED | تفعلون ذلك بوضع خطط مع الأصدقاء وتنفيذها، وتشجيع شريكك ليفعل بالمثل. |
| Ne planından bahsediyorsun? plan falan konuşmadık ama planımız var deyip duruyorsun. | Open Subtitles | نحن لم نناقش ابداً أي خطة وانت تستمر بقول انه لدينا خطه |
| Şehre gideriz. Evi ne durumda bıraktığını görüp plan yapabiliriz. | Open Subtitles | وسنذهب للمنزل لنرى الحالة التي تركه عليها وبعدها نستطيع التخطيط |
| Çok güzel bir plan oldu. | Open Subtitles | و نكون في نيويورك في يوم العمل هذه هي الخطة |
| Bu plan sadece gereksiz değil, hiçbir başarı şansı da yok. | Open Subtitles | فى رأيى , الخطه ليست فقط غير ضروريه و لكنها تقترن بالفشل |
| B..dan plan. Onunla 3 gün konuşmadım. Bende konuşmadım. | Open Subtitles | خطتك سيئه لم أتحدث مع نينا منذ ثلاثه أيام |
| Bankanιn planιnι bilen ve kasabadan çιkacak kadar silah kullanabilecek adamlar. | Open Subtitles | رجال تعرف مخطط البنك وكذلك كيف تخرج من البلدة بعد السرقة |
| Halkın tepkisini kontrol altına almak için bir plân yapmalıyız. | Open Subtitles | علينا وضع خطة محكمة للسيطرة على رد فعل الرأي العام. |
| Seni temin ederim plan bu değil albay. | Open Subtitles | و أود أن أُكد لكم تلك ليست خُطة , العقيد |
| Yeni bir plan yapmamız lazım, çünkü birisi fena batırdı. | Open Subtitles | علينا التحضير لخطة جديدة لأن خطتنا هذه فشلت فشلاً ذريعاً |
| Bu bahsettiğim, plan namına bende bulabileceğin tek şey bu arada. | Open Subtitles | و هذا ، بالمناسبه هو أقرب شيء عليك أن أخطط له |