| Bu adam, kokaini sınırdan geçirmeme karşılık 5000 dolar verdi. | Open Subtitles | هذا الرجل, دفع لى 5000 دولار لأعبر الحدود ببعض الكوكايين. |
| sınırdan kaçırmaya ben de varım. Ama onu neyle suçlayacağız? | Open Subtitles | حسنا، أنا موافق على خطّة الإختطاف خلف الحدود وبماذا نتهمه؟ |
| Bu yüzden Mühür sınırdan geçirilmeden önce onu geri almalıyız. | Open Subtitles | لذلك قبل أن يعبر الختم الحدود نحنُ يجبُ أن نعيده |
| Sonra da iki farklı sınırdan ülkeye girecek, dikkatli olun. | Open Subtitles | و سنعبر الحدود من مكانين مختلفين هذا من دواعي الحيطه |
| Hayır bayım, izne ihtiyaç yok. Pekala, sınırdan uzak durun ama. | Open Subtitles | كلا، ليس عليك يا سيدي حسناً، تأكد من الابتعاد عن الحدود |
| Juarez: Bu sınırdan haberiniz vardır - dünyanın en tehlikeli sınırlarından biri. | TED | خواريز: قد سمعتم بالحدود واحد من أكثر الحدود خطورة في العالم. |
| 500 bin kilometre sınırdan daha azına sahibiz. | TED | لدينا أقل من 500,000 كيلومتر من الحدود. |
| 19 Yaşında ailesini ülkenin kuzeyinde bırakarak sınırdan kaçtı ve ailesini bir daha hiç görmedi. | TED | ترك عائلته في الجزء الشمالي من البلاد في سن التاسعة عشرة وعبر الحدود هارباً ولم يرى عائلته أبداً بعد ذلك. |
| Sözleşmeyi imzalayalım, orduyu sınırdan geri çekerim. | Open Subtitles | أوافق ألا أغزو أوسترليتش نوقّع، ثم أسحب قوّاتي من الحدود |
| Ama senin çiftliğinin tarafından değil. Doğrudan sınırdan geldik. | Open Subtitles | ولكننا لم نأتى من اتجاه مزرعتك لقد أتينا مباشرة من الحدود. |
| Buraya gelmek için cenaze arabasının lngstadt'daki sınırdan geçmesi lazım. | Open Subtitles | ليأتي الي هنا العربه يجب أن تأتي عن طريق الحدود عند أنجشتاد |
| Evet, uyarı gönderildiği için sınırdan geçmeni beklemezler. | Open Subtitles | لن يتوقعوا ان تجتاز الحدود باعتبار ان الأنذار قد تعمم |
| sınırdan geçirecektim, bu yüzden buradayım. | Open Subtitles | أردت أن أعبرها الحدود لهذا السبب انا هنا |
| sınırdan geçerken sigorta teminatı almalıydınız. | Open Subtitles | كان عليك شراء غطاء تأمين فور عبورك الحدود |
| Bu gece sınırdan güvenli bir şekilde geçmen için plan yaptık. | Open Subtitles | لقد رتبنا لنقلك الآمن .عبر الحدود الليلة |
| Tek bir bölge dışında.. sınırdan 50 mil içerde | Open Subtitles | ما عدا منطقة واحدة تبعد 80 كيلو متر عن الحدود |
| Şimdi beni o sınırdan geçirmek için ne yapacaksın? | Open Subtitles | لذا، ماذا ستفعل لتساعدني في عبور هذه الحدود ؟ |
| Leo benden nakiti alır ve sen de sınırdan geçirirsin. | Open Subtitles | "ليو" يشتري بمالي، وأنت وأخوك تلعبان دور الوسيط عبر الحدود |
| O nesne sınırdan girdikten sonra seni kaybettim. | Open Subtitles | هل أنت بخير؟ إعتقدت أني قد فقدتك عندما عبرت الحدود |
| sınırdan Meksikalıların sığırını çalıyorlarsa bundan sana ne? | Open Subtitles | لماذا يزعجك تهريبهم للماشية المكسيكية من الحدود ؟ |
| Bilirsiniz işte, dürüst bir çizgide, yeni sınırdan gerçek hikayeler. | Open Subtitles | كما تعلمين قصص حقيقية للحدود الجديدة مباشرة من الخطوط |
| sınırdan silahla geçerken yakalanırsan Meksika hapishanesinde 10 yıl yatarsın. | Open Subtitles | أنتَ تعلمُ القواعد إن تم القبضَ عليكَـ في الحدودِ وبحوزتكَـ سلاحٌ ما |
| Göçmen işçilerin bile istedikleri zaman sınırdan geçmelerine engel olamıyoruz. | Open Subtitles | لا يمكننا منع العمال المهاجرين من عبور حدودنا أيضاً |