| Sultana teslim olana kadar beni kör etmekle bile tehdit ettiler. | Open Subtitles | و هددوا انهم سيعموني ان لم اتجاوب مع السلطان |
| ama polisi aramakla tehdit ettiler. dostum. komşular her zaman böyledir. | Open Subtitles | لقد هددوا باخبار الشرطه الجيران دائما هكذا |
| Konuşmazsam, işimi tehdit ettiler. | Open Subtitles | هددوني بانهم سيفصلونني من وضيفتي ان لم اخبرهم |
| Teröristler, gazın geri kalanını serbest bırakmakla tehdit ettiler. | Open Subtitles | لقد هدد الارهابيون بإطلاق بقية ما لديهم من غاز |
| İki Çin eşkiyası beni bir minübüsün arkasına bindirdiler ve eğer kalemlerini geri vermezsem bana zarar verecekleri yönünde tehdit ettiler. | Open Subtitles | زوج من المجرمين الصينيين ألقوا بي في الجزء الخلفي من شاحنة غسيل صغيرة وهددوني بالأذى الجسدي إذا لم أعيد لهم قلمهم |
| Yardım etmezsem beni öldürmekle tehdit ettiler. | Open Subtitles | هدّدوا بالقَتْل ني إذا أنا لَمْ أُساعدْ. |
| Kapıma geldiler, hasta mı da beni de tehdit ettiler. | Open Subtitles | لقد ظهروا عند بابي, و هددوا عميلي, و هددوني |
| Beni öldürmekle tehdit ettiler ve ailemden kalan son kişiyi de öldürdüler. | Open Subtitles | لقد هددوا حياتي و الآن قتلوا عائلتي الوحيدة. |
| Sen kimlik istedin ama çocuklar ortalığı dağıtırız diye tehdit ettiler. | Open Subtitles | حاولت الحصول على هويتهم، ولكن هددوا بالمشاكل |
| Gerçekliği yeniden programlamakla tehdit ettiler. | Open Subtitles | لقد هددوا البرمجة برمجة الواقع. أهذا ماهو عليه الأمر؟ |
| Aksi takdirde beni öldürmekle tehdit ettiler. | Open Subtitles | لقد هددوا بقتلي ماذا استطيع فعله ؟ |
| Beni bıçakla ve dedikoduyla tehdit ettiler. Yemin ederim. | Open Subtitles | لقد هددوني بـ السكاكين و الثرثرة ، أقسم علي هذا |
| Bütün hastaneye sahip olduğumuzu söyledim, onlar da çekilmekle tehdit ettiler. | Open Subtitles | لقد اخبرتهم ان لدينا المستشفى بأكلمه, هددوني برحيل |
| SECNAV isteklerini yapmazsa, dosyanın diğer sayfalarını da yayınlamakla tehdit ettiler. | Open Subtitles | و إذا رفض الوزير التنفيذ، هدد مرسل البريد بأنه سينشر صفحات أكثر من الملف. |
| Fikri değiştiren bazı üyeler kandırıldıklarını ve hissettiler ve konuşmakla tehdit ettiler. | Open Subtitles | الذي أمتنع عن التصويت غيّر رأيه. و هدد بالتحدث. |
| Beni ülkeden çıkardılar ve onlarla gitmezsem beni öldürmekle tehdit ettiler. | Open Subtitles | لقد أخذوني خارج الدولة, وهددوني بالقتل لو لم أذهب معهم. |
| Ailemi öldürmekle tehdit ettiler. Seni öldürmeden o helikoptere binersem... Ama öldürmedim. | Open Subtitles | لقد هدّدوا بملاحقة عائلتي إن لم أقتلك وأقفز لتلك المروحيّة ولكني لم أفعل |
| Silah zoruyla oldu. Fiziksel şiddet uygulamakla tehdit ettiler. | Open Subtitles | هدّدوني بالسلاح وضربوني، هدّدوني باستخدام العنف. |
| Holly'yi, Flynn'i ve beni tehdit ettiler. | Open Subtitles | ثلاثة رجال جائوا منتصف الليل يرتدون أقنعةً، يهددوني ويهددون (هولي) و(فلين) |
| Üçüncü olarak ise belki öldürmekle tehdit ettiler. Sonra dördüncü iş onu öldürdüler. | Open Subtitles | ثم على الأرجح هددوه بالقتل ثم قتلوه |
| Suikast girişimine yardımcı olmazsam onları öldürmekle tehdit ettiler. | Open Subtitles | لقد هددونى بقتلهم اذا لم اساعدهم فى محاوله اغتيالك |
| Peki sizi tehdit ettiler mi? | Open Subtitles | اثنان . هل قاموا بتهديدك بأي طريقة ؟ |
| Başkasına anlatmamam için beni tehdit ettiler. | Open Subtitles | لقد قاموا بتهديدي إذا أخبرت أي شخصٍ بالأمر |
| Dediklerini yapmazlarsa çocuklarını öldürmekle tehdit ettiler. | Open Subtitles | جميعهم تم إستغلالهم من قبل الخاطفين افعلوا كما تُأمرون أو يُقتل أولادكم |