| Kız, asla ulaşamayacağınız kadar uzak bir yerde. | Open Subtitles | إنها في مكان بعيد لا يستطيع أحد الوصول إليه |
| Gündelik, ihtiyatlı, gözlerden uzak bir yerde buluşuruz. | Open Subtitles | سنقوم بها بشكل عرضي وسري، في مكان بعيد عن الأنظار |
| Bu adamlar uzak bir yerde buluştu. | Open Subtitles | حيث , ان هؤلاء الرجال التقو في مكان بعيد |
| Acaba biz de buradan gidip, denizin karşısında uzak bir yerde yaşasak ya? | Open Subtitles | أتساءل إن استطعنا الرحيل من هنا والذهاب للعيش في مكان بعيد للغاية وراء البحر؟ |
| - Ailemden uzak bir yerde. - Şehir merkezi mi? | Open Subtitles | مكان بعيد عن عائلتي وسط المدينة ؟ |
| Tahmin ediyorum ki sizlerin yardımının ulaşamayacağı çok uzak bir yerde hiçbiriniz ona yardım edemezsiniz... | Open Subtitles | ...تخميني أنها في مكان بعيد ولا تستطيعون مساعدتها لا يستطيع أحد مساعدتها |
| Uzak böylesine uzak bir yerde durması, mantıklı değil, bu yüzden benzin deposunda... bunu bulana kadar aramaya devam ettim. | Open Subtitles | لم يبدو منطقياً أنها توقفت في مكان بعيد كهذا، لذا استمريت بالبحث... حتى عثرت على هذا في خزان البنزين |
| Hey, annen şu anda uzak bir yerde mi? | Open Subtitles | هي, هل امك في مكان بعيد الان؟ |
| uzak bir yerde.. | Open Subtitles | في مكان بعيد |
| - Bu kokudan uzak bir yerde. | Open Subtitles | مكان بعيد عن هذا العفن بالطبع |