| Teğmen Dan'le kaldım ve Noel'i birlikte kutladık. | Open Subtitles | بقيت مع الملازم أول دان وأحتفل بالعطل |
| Teğmen Dan'le kaldım ve Noel'i birlikte kutladık. | Open Subtitles | (بقيت مع الملازم أول (دان وأحتفل بالعطل |
| Her neyse, söyleyeceğim ilk şey şu, bu yeni evler ve Noel yaklaşıyor. | Open Subtitles | على كل حال، أول ما يقال هذه البيوت الجديدة وبحلول عيد الميلاد |
| Sanki doğum gününü ve Noel'i bir arada kutluyordu. | Open Subtitles | كان وكأنه عيد ميلادها وعيد الميلاد مغلفين بغلاف واحد |
| Ne olursa olsun, iskeletler ve Noel, karıştırılmaz. | Open Subtitles | حسناً ، مهما كان فالهياكل العظميّة وعيد الميلاد لا يختلطان |
| Herkesle iyi geçindin diye yazın ve Noel'lerde seni oraya göndereceğimi ve seni etkilemelerine | Open Subtitles | تعتقد لأنك ارتبطت بهم بأنك ستترك والدك أثناء الصيف وعيد الميلاد |
| Bu 17 yıllık doğum günü ve Noel hediyen. | Open Subtitles | هذه قيمة هدايا رأس السنة وعيد الميلاد لمدّة 17 سنة. |
| Doğum günleri ve Noel dışında, | Open Subtitles | ما عدا العرضيينِ عيد الميلاد وعيد الميلاد يَتّصلانِ، |