| Adamın yaralarına yağ ve şarap dökmüş, onu bir konağa götürmüş ve adama bakmaları için kendi cebinden ödemiş. | TED | فقد سكب الزيت والنبيذ على جروح الرجل العاجز، وأخذه إلى نُزلٍ ودفع له من ماله الخاص ليحصل على المساعدة. |
| Hem Başkan öldürülmüşse ve yaralarına bakmak üzere çağrılmışsanız... insanlara adlarını ve kim olduklarını sormazsınız. | Open Subtitles | و عندما تستدعى فى ظروف كتلك لفحص جروح رئيس ميت لم تكن لتنظرحولك وتسأل الناس عن أسمائهم ومن يكونون |
| Senin vurulduğunu gördüm. yaralarına ne oldu? | Open Subtitles | رأيت النار تطلق عليك اين جروحك ؟ |
| Hastane serverlarını çoktan hackledim. Onun yaralarına sahip birileri hastaneye yatmamış. | Open Subtitles | لقد اخترقتُ بالفعل خادم المُستشفى، ولمْ يقوموا بإدخال أيّ أحدٍ بمثل إصاباتها. |
| Yaraları, her iki kurbanımızın yaralarına benziyor. | Open Subtitles | جروحه تبدو مشابهه للجروح التى على جثث ضحايانا |
| Bıçak yaralarına istinaden, katil kesinlikle solak. | Open Subtitles | استنادا لجروح الطعنات القاتل أعسر بالتأكيد |
| yaralarına dua et. | Open Subtitles | لتأكل و لتسترح حتى تندمل جراحك |
| demiş oluyoruz. İkincisi: Hasımlarımızı sevmek için yaralarına bakmak. | TED | وكذلك، رقم إثنان: من أجل حب الخصوم، تأمل جروحهم. |
| Önceki yaralarına kıyasla bunlar bir hiç. | Open Subtitles | -هذا لا يقارن بإصاباتها السابقة . |
| Mary Anne'in yaralarının Polly Nichols'ın yaralarına... uyup uymadığını görmek için... suç mahalli fotoğraflarını ele geçirmeliyiz. | Open Subtitles | نحتاج لأن نفحص صور مسرح الجريمه لنري أذا كانت جروح ماريان تطابق تلك الموجوده في بولي نيكولاس |
| Buradaki yerimi kurşun deliklerine, bıçak yaralarına, lazer yanıklarına maruz kalarak kazandım. | Open Subtitles | لقد اكتسبت ورقة العبور التعامل مع ثقوب الرصاص و جروح السكاكين و الحروق الليزرية |
| Bu da, kadının yaralarına bakılınca, cinayet silahı anlamına geliyordu? | Open Subtitles | و بناء علي جروح جليسة الأطفال الأولي وفقد مضرب كرة البيسبول فقد توصلتم إلي أنه كان سلاح الجريمة, أليس كذلك؟ |
| Elimde yaralarına basacak bir çuval tuz var. | Open Subtitles | لدى كيس كبير من الملح والذى يحتاج جروح ليكويها |
| Ama böyle kurşun yaralarına bağışıklık falan kazanmıyorsun. | Open Subtitles | لا يبدو الأمر وكأنّ لديكِ حصانة ضد جروح الأعيرة النارية |
| Giriş ve çıkış yaralarına göre oldukça dar bir açıdan vurulmuş. | Open Subtitles | و بالحكم على جروح الدخول و الخروج فانها من زاويه حاده للغايه |
| - İçeri taşıyabiliriz, yaralarına bakarız. | Open Subtitles | .يُمكننا إدخالك, و مُداواة جروحك |
| Gidip yaralarına baktır. | Open Subtitles | إذهب رجاءً لمعالجة جروحك |
| Hastane serverlarını çoktan hackledim. Onun yaralarına sahip birileri hastaneye yatmamış. | Open Subtitles | لقد اخترقتُ بالفعل خادم المُستشفى، ولمْ يقوموا بإدخال أيّ أحدٍ بمثل إصاباتها. |
| yaralarına bakılırsa öldürücü darbe Marta'nın kafatasına gelmiş. | Open Subtitles | إستناداً إلى إصاباتها يظهر وكأن الضربة القاتلة " كانت إلى جمجمة " مارتا |
| Wei Jin yaralarına bakmaya çalıştı ama Jin Wei, kürenin daha önemli olduğunda ısrar etti. | Open Subtitles | ...حاول (واي جين) معالجة جروحه لكن (جين واي) كان مصراً على إكمال المهمة... |
| Analizler, kurbanın yaralarına vücudunun altından gelen patlayıcının sebep olduğunu gösteriyor. | Open Subtitles | تحليل إضافي لجروح الضحية يشير إلى أن مصدر الانفجار كان من تحت الضحية |
| yaralarına bakmamı ister misin? | Open Subtitles | أتريد منّي أن ألقي نظرة على جراحك ؟ |
| Oradaki birçok asker yaralarına ilaç sürüyor. | Open Subtitles | الكثير من أولئك الجنود كان لديهم يرقات في جروحهم |
| Önceki yaralarına kıyasla bunlar bir hiç. | Open Subtitles | -هذا لا يقارن بإصاباتها السابقة . |