| Bence kendinizi kötü habere hazırlamanız gerekiyor. | Open Subtitles | أظن أنكَ تحتاج لإعداد نفسك لبعض الأخبار السيئة |
| Orada seninle tanışmak için sabırsızlanan bir aile var. Bence orayı seveceksin. | Open Subtitles | هناكعائلةهناكتتحرقشوقاًللقائكَ، أظن أنكَ ستحب المعيشة هناك. |
| Evet, Bence korkuyorsun. Korkuyorsun çünkü herkes senin ot çeken bir pezevenk olduğunu öğrenecek. | Open Subtitles | بلى , أظن أنكَ خائفاً من أن يرى الجميع ذلك البغيّ القواد.. |
| Sanırım ne dediğimi biliyorsun.... Eyyy! | Open Subtitles | أظن أنكَ تعلم ما أقصده إييييييييييييييييه |
| Neden orada olduklarını sorarken Sanırım bir şeyi atlıyorsun. | Open Subtitles | أظن أنكَ نسيتَ الهدف من ذلك عندما سألت عن سبب وجودهم هناك |
| Bence bunu çok ilginç bulacaksın. Okuduğumdan biliyorum. | Open Subtitles | أظن أنكَ ستجد قرائتها شيقة، أعلم ذلك ، لأنى قرأتها. |
| Bence ailemle yeteri kadar vakit geçirdin ve eminim kendi ailenle de vakit geçirmeyi özlemişsindir. | Open Subtitles | أظن أنكَ قضيت . وقتـًا كافيـًا مع عائلتي وبلا شك تريد قضاء . وقتـًا أكثر مع عائلتك |
| Bence doğru kararı verdin, dostum. | Open Subtitles | أظن أنكَ قمت باتخاذ القرار الصائب يا صديقي |
| Bence seninkini Hetty'ye vermelisin. Sana biraz küçük gibi. | Open Subtitles | أظن أنكَ ستضطر أن تعطيَ خاصتكَ للتبرع فتلكَ تبدو صغيرةً جداً |
| Bence daha önce senin için çalışan birine el pençe divan olmak istemiyorsun.. | Open Subtitles | أظن أنكَ لا تريد أن تُحرج أمام شخص كان يعمل لديك. |
| Ama Bence iyi olacaksın. | Open Subtitles | لكني أظن أنكَ ستكون على ما يرام |
| Bence sen de öylesin, değil mi? | Open Subtitles | لكنّي أظن أنكَ أنتَ كذلك أيضاً، صحيح؟ |
| Ve yine Bence, bana söyleyeceksin. | Open Subtitles | لكنـّيأظنكَتعلم، و أظن أنكَ ستخبرني. |
| Tamam, tamam. Bence bunu biraz kişisel olarak algılıyorsun Conant. | Open Subtitles | حسناً، حسناً، أظن أنكَ تأخذ هذا (على محملٍ شخصيٍ، (كونانت |
| Bence kolunu kestirmek istiyorsun çünkü bu sana adilmiş gibi gelecek. | Open Subtitles | أظن أنكَ تود بتر ذراعكَ لأن هذا سيحملكَ على الشعور بأنّ هذا... ... |
| Bence Merrin'e, seni koruması için ihtiyacın var. | Open Subtitles | أظن أنكَ تحتاجها لتُبقيك بأمان |
| Haftalardır bu parça üzerinde çalışıyorum. Sanırım sen de bunu duydun ve rüyanda gördün. | Open Subtitles | ،أنا أعمل على هذه المقطوعة منذ أسابيع لذا أظن أنكَ سمعتها |
| Bir EKG çekeceğim, ama Sanırım iyileşeceksiniz. | Open Subtitles | سوف أجري تخطيط للقلب لكن أظن أنكَ ستكون بخير |
| Sanırım, sen bunu kanıtladın. | Open Subtitles | حسناً، أظن أنكَ أثبتَ ذلك فلـ .. |
| Mitch, Sanırım demeye çalıştığın şey gürleyen soğan. | Open Subtitles | "ميتش، أظن أنكَ عنيتَ قول "البصل المزدهر |