| Sanat gösterisi yeter artık diyorum. Artık protesto gösterisi zamanı. | Open Subtitles | أنا أقول أكتفينا من فن الأداء حان الوقت لفن الأحتجاج |
| Seni bu kadar dinlediğimiz yeter. Biz böyle gidiyoruz. | Open Subtitles | لقد أكتفينا من الأستماع إليك نحن سنذهب في هذا الاتجاة |
| Hadi. Bu kadar oyalanmak yeter. Yatağa otur. | Open Subtitles | هيا ، أكتفينا من اللعب لنذهب إلى السرير |
| Yeterince ölüm oldu. | Open Subtitles | يبدو شيئاً مختلفاً عن شخصيتك قد أكتفينا من الموت |
| Bence bir gece için Yeterince hikâye dinledik. | Open Subtitles | أظن أننا أكتفينا من القصص لهذه الليلة |
| Yeterince içmiştik, ama Mike biraz uçmak istiyordu. | Open Subtitles | كنا قد أكتفينا لكن (مايك) أراد أن يجد بعض مخدر (الميث) |
| yeter bu kadar. Sana bir şey göstereyim. | Open Subtitles | . أكتفينا , لدي شيء أود أن أريئك إياه |
| Rufus, bu kadar komplo teorisi yeter | Open Subtitles | روفيس، أكتفينا من نظريات المؤامرة |
| - Pekala, bu kadar yeter sanırım. Dudaklarının tadı harika. | Open Subtitles | ) ♪ حسناً, أظننا أكتفينا من هذا ..وجهك طعمه رائع |
| - Onu geri getir! - yeter artık bu ejderhalar! | Open Subtitles | أعدها إلى هنا ، أكتفينا من هذه التنانين |
| yeter onları gördüğüm. | Open Subtitles | أنهم (لي) و (ستان) فقط أكتفينا منهم بالفعل! |
| Bu kadarı yeter Boyle, bugün yeteri kadar çokbilmişlik yaptın. | Open Subtitles | هذا يكفي الان (بويل) لقد أكتفينا من حكمتك الزائفة لهذا اليوم. |
| Yok, bu kadar yeter. | Open Subtitles | كلا، لقد أكتفينا. |
| Bu hayat için Yeterince şey çaldığımızı düşünüyorum. | Open Subtitles | أعتقد أننا أكتفينا من السرقه |
| Tamam, tamam. Yeterince dinledik. | Open Subtitles | حسنا ، حسنا لقد أكتفينا |
| Yeterince çektik. | Open Subtitles | لقد أكتفينا |