| Güzel. İyi. Sizin durumdan haberdâr olduğunuzdan emin olmak istedim. | Open Subtitles | فقط أردت أن أتأكد من كونك على علم بهذا الوضع |
| Sadece bu geminin gitmesi gereken yere gideceğinden emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | أنا فقط أريد أن أتأكد أن هذه السفينة ستذهب إلي وجهتها |
| Her şeyi düzgün yaptığımdan emin olmak istiyorum. Biraz daha zamana ihtiyacım var. | Open Subtitles | أريد فقط أن أتأكد أن كل شيء صحيح، وأنا أحتاج فقط لبعض الوقت |
| "stereotactic robot" almak için gereken para kaynağını buldum.kurulun onayını alacağımdan emin olmalıyım. | Open Subtitles | وجدت طريقة لاحضار مجسم آلي أردت أن أتأكد من موافقتك قبل أن أتابع |
| Sana ve bebeğe vermeden önce güvenli olup olmadığından emin olmak istedim. | Open Subtitles | أردت أن أتأكد بأنها ستكون آمنه للاستخدام قبل أن اجلبها لك وللطفل |
| Diğerleri tamamladılar bile, ve bende her şeyin yolunda olduğundan emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | الاَخرون جميعهم انتهوا بالفعل وأردت أن أتأكد أن كل شيءٍ على ما يرام |
| Burada yaptığımız her şeyden sermaye oluşturduğumuza emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أتأكد فقط أننا نستثمر كل شيئ لدينا هنا |
| Burada olmamın tek nedeni senin parayı bulmadığına emin olmak. | Open Subtitles | أَنا فقط هنا أن أتأكد با أنك ما وجدة المال |
| Sana bir şey söylemem gerek ve net konuştuğumdan emin olmak zorundayım çünkü belli ki geçmişte net olamamışım. | Open Subtitles | أريد أن اقول لك شيئا، وأريد أن أتأكد من أنني واضحة، لأنه يبدو أنني لم أكن واضحة في الماضي. |
| Çok uğraştım onu gerçek ve parçalanmayacak bir aileye verdiğime emin olmak için. | Open Subtitles | حاولت بشدة أن أتأكد من أنها ستعثر على عائلة حقيقية، عائلة لن تتفرق. |
| Bakalım nasıl olacak. Bir saniye, affedersin, anladığımdan emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | انتظر، انا آسفة، أريد أن أتأكد فقط من أني فهمت هذا. |
| Bu anlaşmada, hepimizin aynı güvertede olduğundan emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أتأكد أننا جميعاً على وفاق فى هذه الصفقة |
| Uzun süredir görüşme yapmamıştım ve doğru hazırladığıma emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | لم أحظى بمقابلة منذ فترة وأريد أن أتأكد من أنها صحيحة |
| Ben sadece onun mutlu ve güvende olduğundan emin olmak istiyorum. | Open Subtitles | جيما محقة , أريد فقط أن أتأكد أنه سعيد و بمأمن |
| Buna o karar verecek, ama vereceği karara saygı duyacağından emin olmalıyım. | Open Subtitles | هو من يقـرّر ذلك؟ لكنني أوّد أن أتأكد من أنك ستحترم قراره |
| Ama Onu gemiye almadan önce, bunu kendi rızasıyla yaptığından emin olmalıyım | Open Subtitles | لكن قبل أن أسمح لأي أحد أن يصعد على متن السفينة يجب أن أتأكد . لو أن هذا بمحض إرادته أم لا |
| Yalan söylemediğinizden emin olmalıyım. Bay Sanders hoşlanmaz. | Open Subtitles | يجب أن أتأكد أنك لا تكذب السيد ساندرز لا يحب ذلك. |
| Daha düşük eğitimli dinleyiciler için yeteri kadar basit olduğundan emin olmam gerekiyor. | Open Subtitles | أريد أن أتأكد من أنها بسيطة جدا لكي يفهمها الجمهور المستمع الأقل ثقافة |
| Parti cuma günü o yüzden sistemin nasıl çalıştığını kontrol etmek istedim. | Open Subtitles | الحفل يوم الجمعة,فأردت أن أتأكد بأن النظام كامل تقريبا |
| Bir günün bunun olacağına emin olmalıydım. | Open Subtitles | كان يجب أن أتأكد أن هذا سوف يحدث يوماً ما |
| Ölebilirim. Ama önce senin iyi durumda olduğunu bilmem gerek. | Open Subtitles | بالطبع سيحصل وقبل أن يحصل أريد أن أتأكد من أناقتك |
| Benim işim herkesin olabildiğince iyi bir yazar olmasını sağlamak. | Open Subtitles | وظيفتي أن أتأكد أن يصبح الجميع في صفي افضل الكتاب |
| Bu konuda sana güvenebileceğimi bilmeliyim. | Open Subtitles | وأحتاج أن أتأكد من أنني أستطيع الوثوق بكِ حول ذلك. |
| Alex Kane, ikinizin de iyi olduğundan emin olmamı istedi. | Open Subtitles | أليكس كين ، طلب مني أن أتأكد من أنكم آمنين |
| Hayır. Bunu alanda yapmanı istiyorum. Sadece emin olmanı istiyorum. | Open Subtitles | كلا ، أريد أن أقوم بذلك في الميدان أريد أن أتأكد من النتائج |
| Kızlarına yaptıklarından dolayı hapiste çürüdüğünden emin olmayı kendime görev edindim. | Open Subtitles | .... سأجعلها مهمتى الشخصية أن أتأكد من أن تتعفن فى السجن لأجل ما فعلته ببناتك |
| Yemeğinin sıcak olup olmadığını kontrol etmem gerekiyordu. | Open Subtitles | وكان من المفترض أن أتأكد ما إذا كان طعامه حاراً جداً |
| Aslında dur bir hemen kontrol edeyim. | Open Subtitles | اوه,تعلم ماذا؟ أستطيع أن أتأكد لك لا مشكلة |