| O gün, Bay Madan Chopra'nın kızının nişanıydı. | Open Subtitles | فى ذلك اليوم، كانت إبنت السيد مادن شوبرا هى التي تتم خطوبتها |
| Şirketin başında Cavanaugh olmasına rağmen, günlük işleyişi Cavanaugh'un kızının yürüttüğü yazıyor. | Open Subtitles | تقول بينما يمتلك (كافانو) الشركة، إنها إبنت (كافانو) التي تُدير العمليات اليومية |
| Haberin var mı bilmiyorum ama, Jerry Gergich'in seksi kızıyla romantik bir beraberliğin içerisindeyim. | Open Subtitles | أنا ليست متأكد بأنك على علم ولكن , أنا عاطفيا متورط بحب إبنت , جيري غرغنش المثيرة بشكل مفاجئ |
| Carhartt'nın oğlu Hansen'in kızıyla çıkıyor. | Open Subtitles | إبن كارتر كان يعبث مع إبنت هانسون |
| Ben babamın kızıyım. | Open Subtitles | أنا لست مجرد إبنت أبي |
| Ben babamın kızıyım. | Open Subtitles | أنا لست مجرد إبنت أبي |
| -Puckett on dakika önce Wilson'ın kızının... olduğu otobüsten yer ayırtmış, ve kız bu otobüsle San Antonia'ya Lise gezisi için gidiyor. | Open Subtitles | -باكيت) رُصد قبل 10 دقائق). {\pos(192,245)}إبنت (ويلسون) على هذه الحافلة إلى "سان أنطونيو" -{\pos(192,245)}.لرحلة |
| Ewa Tanguy'nin kızının kaçırılmasına karıştı. | Open Subtitles | هو مشترك في إختطاف إبنت (إيوا تانجي). |
| - Ewa Tanguy'ın kızının kaçırılması. | Open Subtitles | -إختطاف إبنت (إيوا تانجي ). |
| Carter, hedefin kızıyla çıkmak, eğlenceli ya da kolay değil. | Open Subtitles | (كارتر)، مواعدة إبنت الهدف ليس سهل أو مرح. أرجوك. |
| Naomi'nin kızıyla Channing McClaren'in gırtlak gırtlağa gelmesinden nefret ederim. | Open Subtitles | (أكره أن أرى إبنت (ناومي و(ماكلرين) ضد بعضهم البعض |
| YANG Mi-sook'un kızıyla beraberdi. | Open Subtitles | كان مع إبنت (يانغ مي سوك). |
| Annemin kızıyım ben. | Open Subtitles | بالطبع، أنا إبنت أمّي. |
| Ben Şeng Dingtian'ın kızıyım! | Open Subtitles | أنا إبنت (شينغ دينغشان)! |