| Tekrardan baş başa kalmamız iyi oldu, çünkü Seninle konuşmak istiyordum. | Open Subtitles | انا سعيدة انه لدينا لحظة بمفردنا لاني اريد ان اتحدث معك |
| Hayır ben sadece Seninle konuşmak istemiştim çünkü diğer annelerle gerçek şeylerden konuşamıyorum. | Open Subtitles | انا فقط في الحقيقة اردت ان اتحدث معك لإنني لا اقدر على الحديث مع امهات اخريات عن امور حقيقية |
| Şerbet miktarını ölçmeden önce Seninle konuşmam gerekiyor. | Open Subtitles | قبل أن تتفقدي كمية الشراب خاصي، يجب أن اتحدث معك |
| Lütfen, Seninle konuşmam gerek. | Open Subtitles | ارجوك ، انا حقا اريد ان اتحدث معك لا استطيع الان |
| Brent, seninle bir saniye konuşabilir miyiz? | Open Subtitles | برنت , ايمكننى ان اتحدث معك هنا لثانية ؟ |
| Hey salak, evet sen, seninle konuşuyorum. Sağır falan mısın ? | Open Subtitles | ايها الاحمق انا اتحدث معك هل انت اصم او شيء ؟ |
| Selam Kate, ben Norbit. Konuşmamız lazım. | Open Subtitles | مرحبا كيت , انا نوربت علي ان اتحدث معك |
| Ne yaptığı umurumda değil. Önce Seninle konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | لايهمني مافعله اريد ان اتحدث معك انت اولاً |
| Sabah Seninle konuşmak istedim ama çoktan gitmiştin. | Open Subtitles | لقد اردت ان اتحدث معك هذا الصباح لكنك ذهبتي |
| Aslında Seninle konuşmak istediğim bir şey var. | Open Subtitles | فى الحقيقه,هناك شئ اريد ان اتحدث معك بشأنه |
| Dusty Dinle, ben şimdi Seninle konuşmak gerekir. | Open Subtitles | إستمع داستي , أنا اريد ان اتحدث معك الأن |
| Seninle konuşmak zorunda değilim. | Open Subtitles | أنا ليس من الضروري أن اتحدث معك. |
| Olanlar hakkında Seninle konuşmam gerek. | Open Subtitles | يجب علي ان اتحدث معك بخصوص ما حدث في وقت سابق |
| Seninle konuşmam gereken başka bir şarkı sözü var. | Open Subtitles | لدي مشكلة مع كلمات اغاني اخري يجب ان اتحدث معك بشانها |
| Biliyorum Clark, ama lütfen. Seninle konuşmam gerek. | Open Subtitles | نعم اعرف كلارك لكن رجاء علي ان اتحدث معك حقا |
| - Richard Seninle konuşmam gerek. | Open Subtitles | ♪ سوبر فلاي هذا موقفي ♪ ريتشارد يجب ان اتحدث معك |
| Pardon, biraz konuşabilir miyiz? | Open Subtitles | ما الصعب في ألامر ؟ أريد أن اتحدث معك قليلا |
| Baba, seninle bir kaç dakika yalnız konuşabilir miyiz? | Open Subtitles | ابي, هل يمكنني ان اتحدث معك لبضعة دقائق, بمفردنا |
| Hey salak, evet sen, seninle konuşuyorum. Sağır falan mısın? | Open Subtitles | ايها الاحمق انا اتحدث معك هل انت اصم او شيء ؟ |
| Dr. Young bir hasta hakkında Konuşmamız gerekiyor. | Open Subtitles | انها في اجتماع. - دكتور يونق, اريد ان اتحدث معك عن مريض. |
| Kızımın düğünü için camiyi ayırtma hakkında Sizinle konuşmam lazım. | Open Subtitles | اريد ان اتحدث معك عن حجز المسجد لحفل زفاف ابنتي |
| Onunla evlilik ve çocuk sahibi olmak hakkında konuşmaya gidiyordun. | Open Subtitles | غدا سوف اتحدث معك عن الزواج وتكوين عائلة |
| Bay Udall, sizinle konuşmak istiyorum. Bunu bana bırak. | Open Subtitles | اريد انت اتحدث معك انا سأتدبر هذا بطريقتي |
| Bunu seninle konuşamam. | Open Subtitles | لا استطيع ان اتحدث معك بهذا الأمر |
| Az önce dedim ya, seninle konuşmamam gerekiyor. | Open Subtitles | لقد قلت مسبقا انه لايفترض بي ان اتحدث معك |