| Düşünmüştüm ki Tayland'a gittiğinde bana şu sevdiğim köri soslu makarnadan alırsın. | Open Subtitles | لقد أعتقدت بأنك ستأتين بطعام تايلندي حساء الكاري مع المعكرونة التي أحبها |
| Bu yumuşak peynir, köri ve soslara eklenebilir veya çabuk hazırlanan bir vejetaryen yemeği olarak kolayca kızartılabilir. | TED | هذا الجبن الطري والخفيف يمكن إضافته لأطباق الكاري والصلصات، أو قليه وتحضيره كطبق نباتي سريع. |
| Bu oda köri sos gibi kokuyor. | Open Subtitles | رائحة هذه الغرفة مثل الكاري اتخاذ إجراءات المغادرة. |
| Evden körili balık getirip buzdolabında unutuyorsun ve bütün ofisi kokutuyor. | Open Subtitles | أنت جلبتِ سمك بـ الكاري من منزلك بعدها نستيه في الثلاجة ، وجعل رائحة كريهه في المكتب |
| Köriyi ne kadar seversen sev, fazla yediğinde ağzın yanacaktır. | Open Subtitles | لكن لا يهم كم تحب الكاري إن تناولت الكثير منه يحرق أعلى فمك |
| Hurda taksilerini son sürat süren, derilerinden yayılan köri kokulu, günümü berbat eden Sih ve Pakistanlıların canı cehenneme. | Open Subtitles | تبا لهؤلاء السيخ والباكستانيين يتجولون في الاسواق بسياراة الأجرة المتهالكة بروائح الكاري القذرة من جلدهم يعفنون يومي |
| Karashi sen, Hayat-Kurtaran köri'nin nasıl yapıldığını biliyor musun? | Open Subtitles | كاراشي ، هل حفظت طريقة صنع الكاري الخاص بي ؟ |
| Hayatını kaybetmemen için Sanshou-baasan ve Karashi yapabildikleri en iyi köri'yi yaptılar, bunu biliyorsun değil mi? | Open Subtitles | من أجل إنقاذ حياتك ، بذل كل من سانشو .باسان وكاراشي حهدهما ليصنعا هذا الكاري |
| Kalbini ve zekanı köri yapmaya kullanırsan daha fazla hayat kurtarabilirsin. | Open Subtitles | لـو بذلت كل جهدك, وطهـوت الكثير من . الكاري, تستطيع إنقاذ العديد من الأرواح |
| Kakule, demirhindi ve kokum, köri yapımında kullanılır. | Open Subtitles | بعد أن نحت العظم, خلطه إيبز بالتوابل الهال وجوز الهند والكركم, وكلها تستخدم في صنع الكاري |
| Demek ki ikimizin de gömleklerinin köri kokması dışında bir ortak noktamız daha varmış. | Open Subtitles | إذاً , لدينا شيئ أخر مشترك بيننا, بجانب واقع أن الان كلاً من قمصاننا تفوح منه رائحة عفن الكاري. |
| Pek bir vaktimiz yok o yüzden köri yapalım diyorum. Sebzeleri doğrayabilir misin? | Open Subtitles | الوقت تأخر,لنصنع بعض الكاري هلا قطّعت بعض الخضار؟ |
| Yeşil köri sana, diğer yeşil köri de bana. | Open Subtitles | الكاري الأخضر لكِ، والكاري الأخضر الآخر لي. |
| Çünkü senin çok sevdiğin, benim nefret ettiğim köri kokuyor. | Open Subtitles | لآن رائحته مثل الكاري وأنتي تحبين الكاري و أنا أكره الكاري |
| köri sevmediğimi söyledim, köri insanlarını değil. | Open Subtitles | قلت إنني لا أحب الطعام بالكاري، لم أقل شعب الكاري. |
| İçinde köri ve safran vardı. | Open Subtitles | وجدنا آثار من الكاري و الزعفران |
| Eğer aranızdaki sorunu halletmeyi başarırsanız ikinizle de şarkı söylemeyi ya da körili bir şeyler pişirmeyi çok isterim. | Open Subtitles | إذا استطعتما تصحيح بعض الأمور في مرحلة ما سأحب أن أغني مع أي واحدة منكما طهي بعض الكاري |
| Köriyi çok lezzetli buldum. | Open Subtitles | وجدت أن الكاري كان لذيذاً |
| Gerçekten acı Hint körisi ve acı biberle yapıyorlar. | Open Subtitles | الكاري الهندي الحار الذي يصنعونه بالفلفل الأحمر |
| Curry'nin yumrukları çok yakındı, | Open Subtitles | حسناً , قبضة الكاري كانت مقفلة |
| Körinin bir kısmını teste göndermiş. | Open Subtitles | أخذ بعض الكاري للفحص |