| Çünkü sizler özgür olmadıkça, bu makine sizi sindirmeye devam edecek. | Open Subtitles | إذ أنك لو ما كنت حراً ستمتنع الماكنة عن العمل مطلقاً |
| makine ana güvenlik sistemlerine bağlı. | Open Subtitles | إنّ الماكنة توصل إلى هم الأنظمة الأمنية المركزية. |
| Bak, şakacılarla ben ilgilenirim ama bu arada bu makineyi kapalı tutmanı istiyorum. | Open Subtitles | الموافقة، يَستمعُ، سَأَتعاملُ معه المخادعون لكن في هذه الأثناء، أُريدُ هذا الماكنة أبعدتْ. |
| Bakalım sen bu makineyi kullanabilecek misin ? | Open Subtitles | و دعنا نري إن كان بإمكانك أن تسير بهذه الماكنة |
| aleti kullandıktan sonra seçtiği şeyler. -Ve güvenliğin anlamadığı şeyler. | Open Subtitles | بعد إستعمال الماكنة ورجال الأمن لايعلمون شيء |
| - Yalan söylüyor. - Unut bunu. Makina kandırılamaz. | Open Subtitles | هي تكذب انسيه.أنتى لا تستطيعى خداع الماكنة |
| makineye doğru sağa dön ve kafanı üzerine koy. | Open Subtitles | شابك أصابعك. إستدر لليمين نحو الماكنة ووضع رأسك عليه. |
| Şimdi sırada, açık büfe domuz yağı Makinesi var. | Open Subtitles | أريد دهن الخنزير "أيتها الماكنة "جميع الطعمة |
| makine var.Yanlış ellere geçmesi riskini alamayız.Haydi. | Open Subtitles | عندنا الماكنة لا نستطيع المخاطرة بسقوط الجهاز في الأيدي الخاطئة. |
| - makine yaptı! - makine yaptı, yemin ederim! | Open Subtitles | انها كانت من ضاربة الحنطة انها من الماكنة,اقسم لك بذلك |
| Bu makine kendilerini gündelik yaşamları ile boğan insanları kurtarıyor. | Open Subtitles | هذه الماكنة تحرر الذين ... يخنقون أنفسهم |
| Bu makine kendilerini gündelik yaşamları ile boğan insanları kurtarıyor. | Open Subtitles | هذه الماكنة تحرر الذين ... يخنقون أنفسهم |
| makine naquadria çıkarmak üzere tasarlandı. | Open Subtitles | الماكنة صمّمت لتنقيب النكوادريا. |
| Aynen öyle. makineyi yok edecek ve makinenin yarattığı her şeyi. | Open Subtitles | تماماً، إنه سوف يدمر الماكنة وكل شيء قامت بصنعه |
| Oh, sağolun, efendim. Işını takip et, makineyi bul. | Open Subtitles | ،شكراً لك، سيّدي إتباع الشعاع، سيجد الماكنة |
| Uzaylılar o makineyi kullanmayı sadece bana öğretti. | Open Subtitles | فأنا الوحيدة التي علمها الفضائيون كيفية العمل على هذه الماكنة |
| Bir makineyi, öz farkındalık için programlayamazsın. | Open Subtitles | لا يُمكنك برمجة الماكنة لكي تكون في الإدراك الذاتي، |
| Derim ki,"Evet." makineyi kontrol etmem, ama buranın sahibi değilim, ismim burada yazsa da. | Open Subtitles | لأجبت: "أجل، لن أتحقق من هذه الماكنة." لكني لا أمتلك هذا المكان، حتى لو كان اسمي مكتوباً هناك |
| O aleti istiyorum. | Open Subtitles | ضع بعض الأجسام بداخل تلك الشركه أريد تلك الماكنة |
| Birincil Makina, yalnızca organik madde entegresiydi. | Open Subtitles | ولقد كانت الماكنة الرئيسية هي المادة العضوية فقط على متن الطائرة. |
| Bu değirmen o makineye bağlı. | Open Subtitles | هذا المصنع يعتمد على تلك الماكنة. |
| Bakın, AYÇİN'i yapmak için kullandığım Eskilerin Makinesi hala duruyor. | Open Subtitles | انظر ، ما زال لدينا الماكنة القديمة التي استعملتها لبناء (فران) ِ |