| En azından medeni insanlar gibi davranalım. | Open Subtitles | يمكننا التصرف على الأقل كالناس المتحضرين |
| Yani, sen taşını bırakacaksın ben de kılıcımı, ve birbirimizi medeni insanlar gibi öldürmeye çalışacağız? | Open Subtitles | أتعنى أنك ستلقى صخرتك و أنا ألقى سيفى و سيحاول كل منا أن يقتل الآخر مثل الناس المتحضرين ؟ |
| İlk başta, medeni insanlar gibi konuşabileceğimizi sandım. | Open Subtitles | في باديء الأمر، اعتقدت بأننا يمكن أن نناقشه مثل الناس المتحضرين |
| Onun kafa derisini yüzen bir Apaçi değildi. Senin uygar adamlarından biriydi! | Open Subtitles | الذي قتل وسلخ رأس زوجتيليس من الأباشي بل كان واحدا من رجالك المتحضرين |
| Eğitiminiz bittiğinde, düşmanlarınızı uygar insanlar gibi öldüreceksiniz. | Open Subtitles | عندما ننتهى ، ستكون قادرا على ذبح الأعداء مثل الرجال المتحضرين |
| Tabii burada oturup beni sinirlendirmek istiyorsan, o başka. medeni insanlar arasında nasıl davranacağını öğrenemedin. | Open Subtitles | إن أردت الجلوس هنا ومضايقتي، فلن تتعلم كيفية التعامل مع الناس المتحضرين |
| O yüzden gelecek sefer sorun olursa bana söyle ve oturup konuşuruz tıpkı medeni insanlar gibi, tamam mı? | Open Subtitles | لذلك في المرة القادمة إذا كانت لديك مشكلة أخبريني فقط عندئذ بإمكاننا الجلوس و التحدث عنها مثل الأناس المتحضرين موافقة ؟ |
| medeni kültürlerin medeni yerlilerinin kullandığı bir yöntem. | Open Subtitles | يتم استخدامها في الثقافات المتحضرة بواسطة سكانها المتحضرين |
| medeni insanların çoğu kahvaltısını sabah yedide yer. | Open Subtitles | معظم الأناس المتحضرين يتناولون طعام الإفطار في السابعة صباحا. |
| Hangi medeni toplum kurtarıcısının vücudunu ve kanını yer? | Open Subtitles | أي نوع من المتحضرين يأكلون جسم ودم منقذهم؟ |
| Tanışmayı umduğunuz medeni insanlardan biri olmaya çalışıyorum. | Open Subtitles | أحاول جعل نفسي واحدًا من أولئك الأشخاص المتحضرين الذين تأملي مقابلتهم |
| medeni insanlar gibi yemek odasında yiyeceğiz. | Open Subtitles | نتناول الطعام بغرفة الطعام كالناس المتحضرين |
| Sonuna kadar medeni arkadaşlarımızın bize yardım edeceklerini... ve Hitler' i durduracaklarını düşündük. | Open Subtitles | لم يكن الأمر مختلفا معنا، لقد آمنا حتى النهاية المريرة... كلا، شكرا. أن اصدقائنا المتحضرين سيردعون هيتلر |
| Çoğu medeni insan içeri girmeden önce kapıyı tıklar. | Open Subtitles | أغلب المتحضرين يطرقون الباب قبل الدخول |
| medeni insanları fethetmek kolaydır ama medeniyet hala medenilere ait, barbarlara değil. | Open Subtitles | من السهل غزو الرجال المتحضرين ولكنالحضاره... . |
| Ama sonra yine gel medeni insanlar gibi çay içerek Semak'ı tartışalım. | Open Subtitles | ولكن، عودي لاحقاً، لكي يتسنى لنا مناقشة مسألة (سيماك)، على الشاي مثل الناس المتحضرين |
| Hayır, sadece uygar insanların bu şekilde davranmadıklarını düşünüyorum. | Open Subtitles | كلا,ولكنني لا اتصور ان الناس المتحضرين قد يتصرفون بهذه الطريقه |
| Çinliler doğunun en uygar ve en zengin insanlarıydı. | Open Subtitles | الصينيون كانوا أغنى وأكثر الناس المتحضرين في الشرق |
| Senin ve benim İngiltere'deki, tek uygar insanlar olduğumuzu düşünüyorum bazen. | Open Subtitles | الرجلين الوحيدين المتحضرين في إنجلترا |
| Köylüler gızgurusu diyor olabilir, ama biz uygar insanlar kızkurusunu k ile söyleriz. | Open Subtitles | ربما سيليبت ينطقونها هكذا فقط المزارعون لكن نحن المتحضرين نقول: - عازب مع حرف الإي |
| - uygar insanlar gibi. - Sen bir canavarsın! | Open Subtitles | كالبشر المتحضرين - أنت وحش - |