| Çatal kuyruklu bir martı peşin ödemeyle yuva üzerindeki amaçlarını bildiriyor. | Open Subtitles | ذكر النورس خطافي الذيل يعلن نواياه أيضاً بدفعة مقدمة على العش. |
| Bu nedenle, martı ve sivrisinek tarafından yapılan sesler, bazilar membrandaki farklı yerleri titreştirir, bir piyanoda farklı tuşlar çalmak gibi. | TED | فالأصوات الصادرة من طائر النورس والبعوضة تهز مواقع مختلفة على الغشاء القاعدي، مثل عزف مفاتيح مختلفة على البيانو. |
| Bir martı bile orada saklanamaz. | Open Subtitles | حتى النورس لا يمكنه الإختباء بالأسفل هناك إننى لا أفهم ذلك |
| Dr. Palak Grey Gull'den kaynaklanan besin zehirlenmesi olabileceğini düşünüyor. | Open Subtitles | دكنور بلاك يعتقد انه حصل لهم تسمم بالغذاء من النورس |
| Önce arabama saldırdı sonra da görünüşe göre şüpheli bir içki ruhsatı ile işletilen Grey Gull'a geldi. | Open Subtitles | و من ثم هاجمت حانة النورس الرمادي و التي يبدو أنها تخضع للتحقيق حول عدم أمتلاك رخصه |
| Franzen, Kellerman, Livingston Seagull. | Open Subtitles | "فرانزين" "كيليرمان" "النورس ليفينغستون" |
| Yok canım zannetmiyorum! Ama bırakalım da çöplüğün oradaki Martılar düşünsün onu. | Open Subtitles | أشك بهذا ، لكننا سندع طيور النورس عند مكب النفايات تكتشف هذا |
| Sonra şu martı yanımıza gelip... | Open Subtitles | ثم جاء ذلك النورس إلينا و قد كان.. هذا.. وذاك.. |
| Ben "Martha" değil, "martı" demiştim. | Open Subtitles | لا لا يا فيلييس انا اردت التحدث مع احد بشأن النورس |
| Ben vurucu bir kuşum, ve martı Sammy ne zaman birine bir ders vermek istese çağırdığı kişi Kaz olur. | Open Subtitles | انا طائر قاتل وعندما احتاج النورس سامى ان يلقن احدهم درسا طلب الوزه |
| Dönme dolaba binmiştim. Kocaman bir martı bana doğru pike yaptı. | Open Subtitles | كنت أركب الدولاب الدوار ثم طار عليَّ هذا النورس |
| İnsanoğlunun sağladığı yiyecek kaynakları, martı nüfusunun normalden çok daha fazla artmasına olanak sağlamıştır. | Open Subtitles | وفرة الغذاء من البَشَر سمحت لتعداد النورس بالإنفجار عن معدلها الطبيعي. |
| Onunla işimiz bittiğinde kendini Adam Sandler filminde dışlanmış martı gibi hissedecek. | Open Subtitles | عندما ننتهي منه سـ يكون منبوذاً أكثر من طائر النورس في فيلم الممثل آدم ساندلر |
| The Gull kapalıdır ama dondurucudaki yiyecekler hâlâ sağlamdır. | Open Subtitles | . النورس , الكنه سيكون مغلق . ولكن الأكل الذي يالثلاجة لايزال جيد |
| Duke, Jody The Gull'ı yaktığında ışıkların karardığını söylemişti ama içindeki ışığın değil, güneş ışığının. | Open Subtitles | دوك قال ان الضوء الباهت عندما احرقت جودي النورس لم يكن الضوء في الداخل، ولكن ضوء النهار |
| Sonunda The Gull'deki şemsiyeli içkilerden sıkıldın demek. | Open Subtitles | حسناً, هناك شخص ما سئم من مشروبات حانة النورس |
| The Seagull, başrolü de Simon Axler. | Open Subtitles | *مسرحية النورس* تمثيل سايمون أكسيلر |
| Martılar, tankerler, fırtınalar. | Open Subtitles | طيور النورس, وناقلات الوقود, وعاصفه مائيه |
| Bana martılı kupamın kırıldığını söyledi ama kırılmadığını biliyordum. | Open Subtitles | أخبرتني أن كأسي لطير النورس قد تحطم وعلمت أن ذلك لم يحصل. |
| Eğer düzgün atarsan bir martıyı kafasından vurabilirsin. | Open Subtitles | إذا كنت سوط ذلك الحق، قد ضرب أحد طيور النورس في الرأس. |
| Tam da Flock of Seagulls'un dikiz aynanızda kaybolduğunu düşünürken aniden ölmek bilmeyen bir otostopçu gibi karşınızda. | Open Subtitles | فقط عندما تظن أنّك تركت وراءك قطيع من طيور النورس في مرآتك الخلفية و فجأة تظهر لك على هيئة وحوش |
| Bugün gazeteler yüzlerce martının bu olaydan etkilenip,zehirlendiklerini söylüyorlar. | Open Subtitles | جرائد اليوم تقول أن المئات من طيور النورس قد أصيبت |
| Bak, fosseptiğin üzerinde uçan martıları görebiliyorsun. | Open Subtitles | انظري تستطيعى ان ترى طيور النورس تطير فوق البالوعة |
| O kadar sakin olacak ki Kim gelecek martılardan başka? | Open Subtitles | سوف يكون الجو هادئاً جداً و لن يأتي سوى طير النورس |
| Bebeğim, şu martılara ötmeleri için bir sebep verelim. | Open Subtitles | حبيبتي ، لنقدم لطيور النورس شيئاً ليصيحوا أجله |