| Standart alet çantasına ve düşük kalibreli susturuculu bir tabancaya ihtiyacım var. | Open Subtitles | احتاج إلى حقيبة أدوات أساسية و مسدس ذو فوهة صغيرة مزود بكاتم صوت |
| Saldırganın elinde susturuculu bir Walther P88 vardı. | Open Subtitles | سلاح المجرم من نوع "والتر بي88" مزود بكاتم صوت. |
| susturuculu bir 22'lik bulduk. | Open Subtitles | و عثرنا على مسدس 22 ملي بكاتم صوت |
| Bir M17 veya benim susturuculu micro Uzi'yi düşünüyorum. | Open Subtitles | أقترح استخدام بندقية طراز (إم 17) أو أي مسدس آلي من طراز (مايكرو أوزي) بكاتم صوت |
| Bir tabanca ve bir susturucuyla şu anda tıp merkezinde. - Kanıt torbasından çıkarmış. | Open Subtitles | إنه في المركز الجراحي الآن ومعه مسدس مزود بكاتم صوت أخرجه من حقيبة أدلة |
| Bir susturucuyla değil. | Open Subtitles | ليس بكاتم صوت. |
| Resepsiyon görevlisinin masasının altında susturuculu Beretta vardı. | Open Subtitles | موظفة الاستقبال كان لديها مسدس (بريتا) بكاتم صوت أسفل مكتبها |
| Bir susturucuyla değil. | Open Subtitles | ليس بكاتم صوت. |