| Haber verdim. Orada sakin ol ve hiçbir soru falan sorma. | Open Subtitles | قلت لة تمهل فى الداخل لا تسال الاسئلة |
| Babamla ilgili çok soru sordun. | Open Subtitles | إنك تسال أسئله كثيرة عن والدي اليوم .. |
| Gülünç dış görünüşümün arkasındaki nedenleri... ve amaçları mı soruyorsun? | Open Subtitles | تسال عن الاسباب و الحيثيات خلف الواجهة الغير مثقفة؟ |
| Hadi ama, bunu hiç kimseye sormadın ki! | Open Subtitles | بالله عليك يا رجل انت لم تسال اي من الآخرين هذا |
| Hey nedenini sor Alçak alçak ve yüksek yüksek | Open Subtitles | هيه، الان لماذا تسال لماذا المنخفض منخفض والمرتفع مرتفع |
| Düşünüyordum da belki de Cassie'ye bu işteki rolümün ne olduğunu sorabilirsin? | Open Subtitles | انا كنت افكر ربما انت تسال كاسى ما دورى فى هذا؟ ؟ |
| Yapacağına söz veriyor musun? Ne olduğunu sormayacaksın. | Open Subtitles | هل تعدني بأن تفعلها، بدون أن تسال ما هي؟ |
| Canım, soru sorma. | Open Subtitles | عزيزي لا تسال اسئلة |
| Sakın sorma. | Open Subtitles | لا تسال.. لا تسال حتي.. |
| Bence hiç sorma. | Open Subtitles | ياصاح , لا تسال |
| Kendine hiç buraya nasıl geldim diye sordun mu? | Open Subtitles | ألم تسال نفسك كيف وصلت الى هنا؟ |
| Kendine hiç bunu sordun mu? | Open Subtitles | الم تسال نفسك عن ذلك؟ |
| Gerçekten, neden ona adet görüp görmediğini sordun ki? | Open Subtitles | لاذا كنت تسال ذلك ؟ ؟ ؟ |
| - Neden soruyorsun? Bir şey mi var? - Bilmiyorum. | Open Subtitles | لماذا تسال هل هنالك شيء لا شيء |
| Çok soru soruyorsun be birader. | Open Subtitles | انت تسال الكثير من الاشئلة ,يا صاحب |
| Aşk hayatımı sormadın, değil mi? Hayır. | Open Subtitles | وانت لم تسال حول حب حياتي، اليس كذلك ؟ |
| Hiç hesap sormadın | Open Subtitles | لم تسال شيئاً .. لم تطلب شيئاً |
| Yukarıya çıkıp Sylvia'ya uyluğundaki o koca yara izini sor. | Open Subtitles | لم لا تصعد الى فوق و تسال سلفيا . كيف حصلت على الندبة الكبيرة على فخذها |
| Şimdi soru sorabilirsin. | Open Subtitles | لا شيء افضل من اكل الماكولات البحرية اتريد ان تسال سؤال؟ |
| Hiç sormayacaksın sanmıştım. - İğrenç. | Open Subtitles | انا اعتقدت انك لن تسال انظرى لهذا |
| Yine de, bir insanın vücudunun parçalarını sökmeden önce, ona sorman gerekir. | Open Subtitles | يجب ان تسال مسبقاً قبل انت تقتلع جزء من الجسم |
| Annem de tan vaktinden beri her beş dakikada bir seni soruyor. | Open Subtitles | كانت امي تسال عنك كل خمس دقائق. |
| İyi ki soru sormuyorsun. Sadece "Evet" diyorsun. | Open Subtitles | انه شيء جيد لانك لم تسال مزيدا من الاسئلة |
| Gereksineceğiniz her şeyi Fraulein Bunt'a sormanız yeter. | Open Subtitles | وأنت فقط يجب ان تسال فرولين بانت لأي شئ انت قد تتطلبة -هل أنت مرتاح هنا؟ |
| Belki başka birine sormalısın | Open Subtitles | من الافضل ان تسال شخص اخر |