| Çünkü saklayacaklarıma yetecek büyüklükteki kasalar bir tek orada var. | Open Subtitles | إنه الوحيد الذي توجد به صناديق ودائع كبيرة كفاية لأغراضي |
| Benim için tek çıkar yol var, o da gerçeği bulmak. | Open Subtitles | يوجد سرير واحدٌ فقط مناسبٌ لي السرير الذي توجد به الحقيقة |
| Ne, şu anda gitmen gereken başka bir yer mi var? | Open Subtitles | ماذا, كنت في أماكن لم يكن يجب عليك أن توجد به |
| Herhangi bir yerde hayat var, B dağıtım için gidiyoruz, dağıtıma karşı olarak. | TED | في أي من كان توجد به حياة سوف تحصل على هذا التوزيع في مقابل ذلك التوزيع |
| Şu anda, kök salmış toplulukların ihmalinden dolayı bağlantısız duruma gelmiş olan kiliseleriniz var. | TED | إذن توجد الآن كنائس منعزلة عن المجتمع الذي توجد به. |
| Denizde büyük tapınak kadar büyük balıklar var... küçük olanlar ise serçe parmağım kadar küçük ve kanatlı. | Open Subtitles | توجد به سمكة ضخمة بحجم المعبد وأخرى صغيرة فى حجم أصبعى |
| Etrafta bir işaret yada benzer bir şey var mı? | Open Subtitles | هل توجد به علامة ؟ هل يوجد شئ يمكنكِ من تحديده ؟ |
| Tüm insan ırkını köle edecek güce sahip. Fiyat veren var mı? Hiç mi yok? | Open Subtitles | توجد به قوة لإستعباد جميع البشر هل لدينا سعر إفتتاحي؟ أي شيء؟ |
| Etrafta bir işaret yada benzer bir şey var mı? | Open Subtitles | هل توجد به علامة ؟ هل يوجد شئ يمكنكِ من تحديده ؟ |
| Bu tarife uyan, tek bir adam var... ama sanırım hapishanede. | Open Subtitles | ويوجد رجل واحد توجد به كل هذه الصفات ولكن , أعتقد انه فى السجن |
| İlk randevuda genelde bu mevzular konuşulmaz ama sende bir şey var, Linden. | Open Subtitles | إنّه لا توجد به أجواء الموعد الأول "لكن هناك شيء فيكِ يا "ليندن |
| Olabileceği tek yer var! | Open Subtitles | لايوجد غير مكان واحد يمكن ان توجد به .. |
| Bu süper yüklü karbon dönüştürücüleri, bitkiler gibi, oldukları yerde doğal bir geri dönüştürücü görevini alıyorlar. | TED | معيدات تدوير الكربون بشحنات كبيرة هذه، تعمل كالنباتات، كمعيدات تدوير طبيعية في النظام البيئي الذي توجد به حيث تزدهر. |
| Artık robotların her yerde oldukları bir dünyaya doğru gidiyoruz. | TED | نحن نتجه الآن لعالم توجد به الروبوتات في جميع نواحي الحياة. |
| Bütün yaradılış sorularının cevaplandığı bir yer olduğuna inanıyorlardı. | Open Subtitles | لكن فوق كل ما عدا ذلك، آمنوا بمكان، توجد به إجابات لأسئلة الوجود تلك. |