| Bunun için bütün gün endişelenebilirsin, ama Böyle bir şey olmayacak. | Open Subtitles | بامكانك القلق طوال اليوم لكن ذلك لن يحدث |
| Böyle bir şey olmayacak O adam sözünden dönmez. | Open Subtitles | ذلك لن يحدث فهذا الرّجل لا يرجع عن التزام سبق وواقف عليه |
| - Hadi dostum. Sadece biraz şarap. - öyle bir şey olmayacak. | Open Subtitles | بربك, إنه القليل من النبيذ أنا جاد, إن ذلك لن يحدث |
| Saçlarımı yeni düzleştirdim; öyle bir şey olmayacak yani. | Open Subtitles | قد قمت بتصفيف شعري للتو لذا فإن ذلك لن يحدث |
| Korkarım bu olmayacak. 50 milyon kar getirecek. | Open Subtitles | لا ذلك لن يحدث فلقد صرفنا 50 مليون بالفعل |
| Bu asla olmayacak. Yetişmemiz gereken bir uçak var. | Open Subtitles | حسناً، ذلك لن يحدث أبداً علينا اللحاق بطائرة |
| Ama, biliyor musun, bu sefer öyle olmayacak eminim. | Open Subtitles | ولكن، أنا متأكد بأن ذلك لن يحدث هذه المرة. |
| Ta ki bunun asla olmayacağını söylemeye hazır olana kadar. | Open Subtitles | إلا إذا كنت ستقول الأن بأن ذلك لن يحدث أبدا |
| Ve hepimiz biliyoruz ki, bu asla gerçekleşmeyecek. | Open Subtitles | ونحن نعلم جميعا أن ذلك لن يحدث. |
| Böyle bir şey olmayacak. | Open Subtitles | لن يحدث ذلك لن يحدث ذلك يا جافن |
| Ama, o zaman kadar, Carla'ya söyle, Böyle bir şey olmayacak. | Open Subtitles | لكن، حتى ذلك الحين.. ستذهب وتخبر (كارلا) أنّ ذلك لن يحدث |
| Ama Böyle bir şey olmayacak canım. | Open Subtitles | لكنّ ذلك لن يحدث مُجدّدًا يا عزيزي. |
| Pekâlâ, milyonuncu defa söylüyorum, Böyle bir şey olmayacak. | Open Subtitles | حسناً للمره المليون ذلك لن يحدث أبداً |
| İşbirliği yapana kadar Böyle bir şey olmayacak. | Open Subtitles | ذلك لن يحدث إلا إذا بدأت التعاون |
| Burada birkaç kere dayak yedim ama sana öyle bir şey olmayacak. | Open Subtitles | تعرضت للضرب فيها بضع مرات، لكن ذلك لن يحدث معك |
| Seni unutmaktan da bahsetme bile çünkü öyle bir şey olmayacak. | Open Subtitles | لا تخبريني عن أمر النسيان لأنك ذلك لن يحدث |
| - Ben hayattayken öyle bir şey olmayacak. | Open Subtitles | ذلك لن يحدث طالما أني على قيد الحياة. |
| Büyük ihtimalle öyle bir şey olmayacak. | Open Subtitles | ذلك لن يحدث أبداً |
| Korkarım bu olmayacak. 50 milyonda fazla kar getiriyor. | Open Subtitles | لا ذلك لن يحدث فلقد صرفنا 50 مليون بالفعل |
| Babam lokanta işini devralmamı istiyor ama bu olmayacak. | Open Subtitles | والداي يرغبان مني أن أستلم إدارة المطعم لكن ذلك لن يحدث |
| İkimiz de biliyoruz ki Bu asla olmayacak. | Open Subtitles | كلانا يعرف أن ذلك لن يحدث أبدا. |
| Bu asla olmayacak. | Open Subtitles | ذلك لن يحدث أبداً |
| Hank'e öyle olmayacak Kim. | Open Subtitles | ذلك لن يحدث إلى هانك, كيم. |
| Evet çünkü daha önce aklımda seninle ilgili planlarım vardı ama sen bunun asla olmayacağını çok güzel açıkladın. | Open Subtitles | ذلك لأنني دائماً اردت شيءًا آخر بخاطري ولكنك اوضحت الأمر ، بأن ذلك لن يحدث |
| - Çünkü bu asla gerçekleşmeyecek. | Open Subtitles | -لأن ذلك لن يحدث أبداً |