| Son kaleminde ufak bir şey vardı. Kesinlikle fark edilemez. | Open Subtitles | وكان على آخر واحد شيء ما لا يمكن اكتشافه إطلاقًا |
| Eğer gerçekten bir şey varsa, burda benim yapabileceğim birşey yok. | Open Subtitles | إذا كان هناك فعلاً شيء ما لا يوجد شيء يمكنني فعله |
| Ancak, kesinlikle işe yaramayan bir şey biliyoruz. | TED | لكننا نعلم بشكل مؤكد أن شيء ما لا يؤدي لنتيجة. |
| Ama doğru olmayan Bir şeyler görürsen kaç ve kendini kurtar. | Open Subtitles | لكن, اذا رأيتِ أبداً شيء ما لا يبدو صائباً أركضي للتلال |
| Bir şeyler var, bilemiyorum, ...sanki senin kişiliğin beni çılgına çeviriyor. | Open Subtitles | هناك شيء ما, لا أدري, إنه فقط, شخصيتك, إنها.. تجعلني طائشاً. |
| İlk dizesi en sevdiğim dize: "Duvarı sevmeyen bir şey var." | TED | وبيتي المفضل منها هو الأول: "يوجد شيء ما لا يحب الجدران." |
| Ne kadar istersen iste asla elde edemeyeceğin bir şey. | Open Subtitles | شيء ما لا تستطيع أن تناله ولا يهم ما يسببه لك هذا من احباط. |
| Kızgındım, sinirliydim, ya da başka bir şey vardı, bilemiyorum... | Open Subtitles | غاضباً أو منزعجاً أو شيء ما لا أدري حقاً |
| Ölümden sonra yaptığı ve gözden kaçırdığımız bir şey olmalı. | Open Subtitles | لا بد من أنه يمارس سلوك ما تجاههن بعد وفاتهن أو أنها علامة مميزة له أو شيء ما لا نراه |
| Çünkü benimle konuşmadığın bir şey varmış gibi hissediyorum. | Open Subtitles | لأنه يراودني شعور أن ثمّة شيء ما لا تخبرني عنه |
| Ters giden bir şey olduğunu öğrenecek. Bunu yapamam. | Open Subtitles | سوف يعرف أن هناك شيء ما لا يمكنني فعل هذا |
| bir şey olduysa bile anlaşılmıyor. | Open Subtitles | او حتى ان حدث شيء ما لا تستطيع التكلم عن الأمر |
| Neden sana bir şey sorduğumda hep sorduğum şeyle alakalı olmuyor? | Open Subtitles | لماذا عندما أسألكَ عن شيء ما لا يكون عن ما أسألكَ عنهُ |
| Her gecesini, hayatının en güzel gecelerinden biri yapan adama nasıl unutulmaz bir şey yaşatacaksın ki? | Open Subtitles | كيف تجعل شيء ما لا يُنسى لرجل يجعل كل ليلة من حياته أفضل ليلة ؟ |
| O zaman başka bir şey söylemeliydin evimizde asistanınla düzüştüğünü değil. | Open Subtitles | كان لابد أن تقول شيء ما لا أن تقيم علاقة مع مساعدتك في منزلنا |
| Biri sana bir şey sorarsa, bilmediğin ufak bir şey ve eğer seni ele vereceğini düşünürsen, hapşır. | Open Subtitles | إذا سألكِ أحدهم شيئاً شيء ما لا تعرفينه وشعرتِ أنكِ ستنكشفين، أعطسي |
| Hayır, inanmadığım bir şey nasıl korkutabilir ki beni? | Open Subtitles | هل يُخيفك ذلك ؟ لا ، أعني ، كيف يُمكنني الخوف من شيء ما لا أؤمن بوجوده ؟ |
| Bir şeyler yapmak zorundayız. O bizim kapı komşumuz olmamalı. | Open Subtitles | علينا فعل فعل شيء ما لا يمكن أن نتركها تسكن بالبيت المقابل |
| Seksi görünmeye çalışıyor olmama rağmen dişime Bir şeyler takılmıştı. | Open Subtitles | إذا كنت أحاول أن أبدو مثيرة شيء ما لا محالة سوف يعلق في أسناني |
| Burada hâlâ Bir şeyler oluyor. | Open Subtitles | شيء ما لا زال يحدث هنا، لم لا تتكلم مع إلمسلي |
| Bir şeyler saklıyorlar. Fitz'in o anlaşmayı imzalamasına izin verme. | Open Subtitles | انهم يخفون شيء ما لا تدعي فيتز يوقع الاتفاقية |