| Şeytanla bir anlaşma yapmak - İşte size zaman elde ediyoruz. | Open Subtitles | حسناً ، هذا ما تحصل عليه عندما تعقد صفقة مع الشيطان |
| Benim romancı olmam için kendimle bir anlaşma yapıp ticari açıdan geçen yüzyılda ölmüş bir meslekte vasatlığı kabul etmiş olmam gerekirdi. | Open Subtitles | . يجب عليّ أن أعقد صفقة مع نفسي ذلك يكون مناسباً لتكون شخص متوسط القدرة في مهنة تلاشت تجارياً في القرن الماضي |
| Frankie, bir anlaşma yapmak üzere Rosato Kardeşlere gitti. Ve onlarda onu öldürmeye çalıştılar. | Open Subtitles | فرانكى ذهب لعقد صفقة مع الأخوين روزاتو فحاولا قتله |
| Ashley ve Justin davacı taraf ile anlaşma yaptı. | Open Subtitles | آشلي و جاستن عقدا صفقة مع النيابة العامة |
| Size minnettarım. Doktorlarımla bir pazarlık yaptım. Davanız biter bitmez beni Bermuda'ya sürgüne göndereceklermiş. | Open Subtitles | لقد عقدت صفقة مع أطبائى ، اٍنهم سينفوننى اٍلى برمودا بمجرد أن ننتهى من قضيتك |
| Şeytan'la anlaşma yaptın ve yalan söyledin. | Open Subtitles | لقد عقدت صفقة مع الشيطان بعد ذلك قمت بالكذب بشأنها |
| Bu işin arkasında kim varsa bulup, NSA'yle anlaşma yapmalıyız | Open Subtitles | ماسوف نفعله هو معرفة من وراء هذه الاشياء وسنرى ما اذا كنا نستطيع الحصول على صفقة مع وكالة الامن القومي |
| Eğer katil kendini açıklarsa FBI'yla anlaşma yapabilecek. | Open Subtitles | لو عرّف القاتل عن نفسه، فإنّه سينال صفقة مع المباحث الفيدراليّة. |
| Ne olmaya çalışıyorsun, turp mu? Sakın bana hiç görmediğin bir insandan, nasıl bulaştığını bile bilmeden, bir anlaşma getirme. | Open Subtitles | لا تحضر لي صفقة مع شخص لم تقابله قط، ولا تعرف كيف تصل إليه؟ |
| Senatör Martin'Ie bir anlaşma hiç olmamıştı ama şimdi var. | Open Subtitles | لم تكن هناك اى صفقة مع السناتور مارتن ولكن توجد واحدة الان |
| A.B.D. Hazine Dairesi ile bir anlaşma yapmak istiyorum. | Open Subtitles | أود أن أعقد صفقة مع قسم الخزنات الأمريكية |
| A.B.D. Hazine Dairesi'yle bir anlaşma yapmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد ان أعقد صفقة مع مركيز التحقيق في قضايا الخزائن الأمريكية |
| Savaş başladığında, atama görevlimizle bir anlaşma yaptık. | Open Subtitles | التي قطعناها على أنفسنا عندما جاء للحرب، صفقة مع ضابط التوظيف لدينا |
| Derler ki sonsuz yaşamak için şeytanla bir anlaşma yapmış... ama ebedi gençlik için sormayı unutmuş, | Open Subtitles | يقولون انه عقد صفقة مع الشيطان ليعيش للأبد لكنه نسي ان يطلب منه الشباب الدائم |
| Ama işin aslı babanla bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | ولكن حقيقة الأمر أننى عقدت صفقة مع والدك |
| Geçen yıl kaybolduğum gece bir şey ile anlaşma yaptım. | Open Subtitles | العام الماضي ليلة اختفائي أبرمت صفقة مع شيئاً ما |
| Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler ile anlaşma yapmayacaktır. | Open Subtitles | الولايات المتحدة لن تعقد أيّ صفقة مع الإتحاد السوفيتي. |
| Eğer o yaptıysa, bölge savcılığı ile anlaşma yapmak çok akıllıca olurdu. | Open Subtitles | ،إن كان كذلك فإنه لأمر ذكي للغاية بأن يعقد صفقة مع مكتب مدعي عام المقاطعة |
| Şu anda savcıyla uyuşturucu kralını ele verme konusunda pazarlık yapıyor. | Open Subtitles | إنّها تعقد صفقة مع المُدّعي العام الآن للتخلّي عن زعيمها تاجر المخدّرات. |
| Evet, Jonah'la anlaşma yaptım yalnız. | Open Subtitles | نعم, على الرغم من أنني عقدت صفقة مع جوناه |
| Sen de gidip Liberty'yle anlaşma yaptın yani, öyle değil mi? | Open Subtitles | فقمت بعقد صفقة مع شركة "ليبرتي أليس كذلك |
| Eğer katil kendini açıklarsa FBI'yla anlaşma yapabilecek. | Open Subtitles | لو عرّف القاتل عن نفسه، فإنّه سينال صفقة مع المباحث الفيدراليّة. |
| Evet, Sanford'la bir anlaşma yapmış. | Open Subtitles | أجل , لقد عقد صفقة مع سانفورد استبدل الشرائط بجواز سفر جديد |
| İyi olunca, Irving'le anlaşma yapıp işini kurtarmak için beni kullandığını da mı unutacağız? | Open Subtitles | بخير حيث أنكِ قُمتِ بإستغلالى لعمل صفقة مع إيرفينج لإنقاذ وظيفتك ؟ |
| Nate, uzman falan değilim; ama görünen o ki Şerif Ruslar'la anlaşmak üzere. | Open Subtitles | نيت, انا لست متأكدأ ولكن يبدو أن شريف يعقد صفقة مع الروس |
| Greg ile biraz bilgi ve bir parça tıbbi kargonun gümrükten geçirilmesi karşılığında anlaşma yapmıştım. | Open Subtitles | -عقدت صفقة مع (غريغ) ... لتزويده ببعض المعلومات وأسمح بعبور قطعة طبية -عبر الجمارك. |