| - Birçok öğrenci ilk sergisinde endişelenir. | Open Subtitles | كثيرٌ من الطلّاب متوتّرون في معرضهم الأول. |
| Yani nasıl sonuçlanırsa sonuçlasın Birçok küskünlük olacak. | Open Subtitles | الأمر الذي يعني أنه مهما حدث فيسظل هناك كثيرٌ من الاستياء المتبادل |
| O zamandan beri Birçok insan geldi buraya. | Open Subtitles | كثيرٌ من الأشخاص أتوآ الى هنا في ذلك الوقت |
| Bir çok kadınların kaderi bana bağlı. Bir çok kadınların. | Open Subtitles | هناك الكثير من النساء اللاتي يعتمدن علي كثيرٌ من النساء |
| Onunla hataları yakalayabilirsiniz. Okunması da gayet açıktır. İkili değerle ilgili Bir çok güzel şey var. | TED | يمكن فيه إلتقاط الأخطاء. والقراءة فيه لا يكتسيها أي غموض. يوجد كثيرٌ من المحاسن للنظام الثنائي. |
| Birçok iyi akıl götürüldü. | Open Subtitles | كثيرٌ من أصحاب العقول الفذة تم إرسالهم بعيداً |
| Ve şov dünyasındaki, Birçok insanın dediği gibi... | Open Subtitles | يقول كثيرٌ من الأشخاص الذين في عالم العروض والمسرح، |
| Yani sonuç olarak, iyimserliğin Birçok yararı var. | TED | و مجملاً، في التفاؤل كثيرٌ من الفوائد. |
| Birçok insanın başına çok daha kötüleri geldi. | Open Subtitles | كثيرٌ من الناس حدث لهم أسوأ مما حدث لي |
| Eğer o bir şey yapmasaydı Birçok insan şu an ölmüş olurdu. | Open Subtitles | كان سيموت كثيرٌ من الناس الآن لولاه |
| Arnavutluk'a dair Birçok şey denilebilir. | Open Subtitles | إنَّ ألبانيا بها كثيرٌ من الصفات |
| Birçok insan bunu söylemez. | Open Subtitles | ولا يقول ذلك كثيرٌ من الناس |
| Buraya girdiğinden beri Bir çok şey değişti. | Open Subtitles | كثيرٌ من الأشياء قد تغيّرت منذ كنت أنت هناك ، سترى |
| Sebepsizce Bir çok hayat sona erdi. | Open Subtitles | كثيرٌ من الأرواح البشرية زُهِقَتْ من دون جدوى |
| Şahsen öyle yorumlamıyorum ama Bir çok insan yorumluyor. | Open Subtitles | ليست مقتنعاً بهذا ولكن كثيرٌ من الناس مقتنعين |